3 Ekim 2011

Dev Şiddete Takipsizlik


Murat KAZANCI / İSTANBUL
2 Ekim 2011
Dev şiddete takipsizlik

Mirsad Türkcan hakkında başlatılan aile içi şiddet soruşturması takipsizlikle sonuçlandı. Dina Türkcan, moda tasarım işinde çalışmak istediğini söylediği için basketbolcu eşinin kendisine şiddet uyguladığını söylemişti.

Türk basketbolunun önemli isimlerinden Fenerbahçe Ülker’de forma giyen Mirsad Türkcan (35) ile Sırbistan-Karadağ eski güzeli ve manken Dina Dzankovic’ın (24) 6 yıllık evlilikleri 7 Temmuz 2011’de Göcek’teki yazlık evlerindeki kavgayla sarsıldı. O gece Göcek Jandarma Komutanlığı’na başvuran Dina Türkcan, moda-tasarım işinde çalışmak istemesi üzerine tartıştıkları eşi Mirsad Türkcan’ın birkaç kez yüzüne tokat attığını ve saçlarını tutarak kafasına vurduğunu öne sürdü.

‘Bana kötü davranıyor’

Son yıllarda eşinin kendisine kötü davrandığını ileri süren Dina Türkcan, bu davranışlar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ve şikâyetçi olduğunu belirtti. Dina Türkcan o gecenin ardından çocuklarıyla birlikte İstanbul’a döndü. Eşi hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu ve Beykoz Aile Mahkemesi’nde 1 milyon TL tazminat talepli boşanma davası açtı.

Savcılık ‘Delil yok’ dedi

Mahkeme, Mirsad Türkcan’ın eşine ayda 2000 TL, her bir çocuğuna da 1000 TL ödemesine hükmetti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise Mirsad Türkcan hakkında basit yaralama suçundan başlattığı soruşturmayı önceki gün tamamladı. Savcılık Mirsad Türkcan’ın eşinin anlattıkları dışında delil bulamadığı için soruşturmayı takipsizlikle sonuçlandırdı.



Hürriyet

22 Eylül 2011

Serbest Bıraktılar, Gidip Eşini Öldürdü

Samsun'da boşanma davası açtığı eşi tarafından öldürülen 42 yaşındaki Asuman Köksal'ın, olaydan önceki 6 ay içerisinde kocasını 3 kez Cumhuriyet savcılığına şikayet ettiği ortaya çıktı. Bu şikayetler sonucu gözaltına alınan zanlının tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Canik İlçesi Yeşilova Mahallesi'nde geçen Mart ayında meydana gelen olayda, 4 çocuk annesi Asuman Köksal, 23 yıllık eşi lokantacı Hüseyin Köksal'ın kendisini sürekli dövmesi üzerine evi terk ederek babasının yanına yerleşti. Bu olayın ardından kocasına da boşanma davası açtı.

Ancak boşanmayı kabul etmeyen Hüseyin Köksal eşini barışmak için ikna etmek amacıyla zaman zaman görüştü. Olay günü de eşini telefonla arayıp para vereceğini söyleyerek eve çağırdı. Bir süre konuştuktan sonra eşiyle cinsel ilişkiye giren Hüseyin Köksal yatakta konuşurken, iddiaya göre kadının telefonu çaldı. 

Telefonu açan Köksal, eşinin tanımadığı bir erkekle konuştuğunu farkedip bağırmaya başladı. Karı-koca arasındaki sözlü tartışma kısa süre sonra kavgaya dönüştü ve Köksal mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla eşine saldırdı. Hüseyin Köksal eşi Asuman Köksal'ı boğazını keserek öldürdü. 

Köksal daha sonra da polis merkezine giderek teslim oldu.

Önce birlikte olup sonra öldürdü

1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde canavarca hisle ve eziyet çektirerek eşini öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Hüseyin Köksal, dün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Daha önceki savunmalarını tekrar eden sanık, geçim sıkıntısı çektikleri için eşinin kendisini terk ettiğini söyledi. Köksal, "Ayrı yaşamamıza rağmen bazen kendisiyle görüşüyorduk. Olay günü de birlikte benim evime gittik. Orada ilişkiye girdik. Bir süre sonra eşimin telefonu çaldı. Ben açtım. Kimsin diye sorunca, karşıdaki kişi 'Asuman'ın kocasıyım. Sen kimsin' diye cevap verdi. Sinirlendim. Eşime kim olduğunu sordum. Bana hayatında başka biri olduğunu söyledi. Daha sonra da hakaret etmeye başladı. Kendimi kaybetmişim ve ne yaptığımı bilmiyorum" dedi. 

Ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor

Cumhuriyet savcısı cinayet sanığı Hüseyin Köksal'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını isterken, sanık ve avukatı son savunmalarını hazırlamak için süre isteyince duruşma ertelendi.

Gözaltına alınıp serbest bırakılmış

Bu arada Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan mahkemeye gönderilen bilgiye göre, Asuman Köksal'ın öldürülmeden 6 ay önce eşini 3 kez polise şikayet ettiği belirtildi. 2 kez hakaret ve tehdit, 1 kez de eşe kötü mualeme yapmak suçlarından gözaltına alınan Hüseyin Köksal, nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 

Köksal hakkında asliye ceza mahkemelerine 3 ayrı dava açıldı. Eşe kötü mualeme yapmak suçundan açılan davadan delil yetersizliğinden dolayı beraat ettirilen Köksal'ın diğer iki davadaki yargılaması devam ediyordu.




CNNTURK, 22.09.2011

16 Eylül 2011

Hakimlerden Şoke Eden Tecavüz Önerisi


İş yükünün azalmasını isteyen hâkim ve savcıların önerisi: 'Kadın tecavüz edenle evlenirse davalar düşer, iş yükü azalır.'
Hakimlerden şoke eden tecavüz önerisiRadikal'in haberine göre, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) organize edilen ‘yargının hızlandırılması ve sorunların tespit edilmesi’ amacıyla yapılan toplantılarda hâkim ve savcılar ilginç ve tartışmalı önerilerde bulundu. Öneriler arasında tecavüze uğrayan kadının tecavüzcüsüyle evlenmesi halinde davanın düşürülüp işgücünün azaltılması da yer alıyor.     
Toplantılara katılan hâkim ve savcılardan gelen öneriler ‘Yargıda Durum Analizi’ isimli raporda toplandı. Söz konusu öneriler HSYK tarafından öncelik sıralamasına göre, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlara iletilecek. Rapor taslağında yer alan bazı öneriler kamuoyunda tartışma yaratacak türden. ‘HSYK’nın başkanı sembolik olarak cumhurbaşkanı olmalı’, ‘Bazı kurumlardaki döner sermaye verilmesi gibi imkânlar tanınmalı’, ‘Protokoller yapılarak hâkim - savcıların buralarda ücretsiz muayene edilmesi sağlanmalı’, ‘Hâkim - savcıların belli aralıklarla psikolojik destek alması sağlanmalı’, ‘Cüppeler yeniden tasarlanmalı’ gibi talep ve önerilerin yer aldığı raporda, kadına yönelik şiddetle ilgili tartışılacak fikirler de yer aldı. O önerilerden bazıları şöyle: “Adli Tıp’tan cinsel suçlarla ilgili daha hızlı rapor alabilmek için ‘beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı’ araştırması yerine sadece ‘beden sağlığının bozulup bozulmadığı’ araştırılmalı. 15 yaşından küçüklere karşı rızaen cinsel ilişki suçlarının ceza miktarları düşürülmeli, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 434. maddesindeki uygulama yeniden hayata geçirilmeli.”

(Yürürlükten kaldırılan bu madde kaçırılan veya alıkonulan kadının evlenmesi halinde koca hakkındaki cezanın 5 yıl ertelenmesini öngörüyor. Ayrıca söz konusu madde mağdurun tecavüzcüsüyle evlenme maddesi olarak yoğun şekilde tartışılmıştı.)

Şiddet yasası üç ayda tamam

Gaziantep’te bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kadına yönelik şiddete karşı önlemlerin yer aldığı düzenlemelerinTBMM açıldıktan sonra, üç ay içinde tamamlanacağını söyledi. Yasalar içinde çocuk istismarına yönelik tedbirleri içeren kanun da yer alıyor. Bu arada Şahin’in gündeme getirdiği ‘elektronik kelepçeyle’ ilgili olarak da TBMM Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nce rapor hazırlandı. Raporda “Her ne kadar kısıtlama kararları sonrası yaşanan saldırı hatta cinayet vakalarını tamamen ortadan kaldırmasa da elektronik takibin, mağdurun psikolojik bakımdan rahatlaması, kısıtlama emrinin kuvvetlenmesi ve saldırganın caydırılmasına katkıda bulunması adına faydalı sonuçlar doğuracağı öngörülmektedir” denildi.


Hürriyet16 Eylül 2011

7 Eylül 2011

Kadına Şiddeti Durduracak Cihaz!

Fransa'nın başkenti Paris'in sorunlu kasabası Bobigny'de başlatılan ve daha sonra ülkenin doğusundaki Strasbourg kentinde, potansiyel mağdurlar için dağıtılan özel cep telefonları, kadına yönelik şiddeti önleme konusunda etkili bir çare olarak gündeme geliyor.

Son olarak Strasbourg'da 46 yaşındaki bir kadın, yeni hapisten çıkan ve evine yaklaşmasına yasak getirilen eski kocasının bıçakla saldırısından, özel cep telefonunu kullanması sayesinden kurtuldu.

Kadının eski kocasının şiddetinden kurtulmasında, telefon şirketi ile telefondaki çağrıyı alıp güvenlik güçlerini alarma geçiren sigorta şirketinin işbirliği önemli rol oynadı. Kadının, kendisine verilen özel cep telefonunu sadece bir kez çaldırmasıyla, yetkililerle konuşamasa bile, yeri tespit edilerek, güvenlik güçleri alarma geçirildi.

Fransız basını, yargı, güvenlik güçleri ve sivil toplum örgütlerinin ortak birlikte çalışmasıyla, kurulan sistemin giderek etkinliğinin artarak geliştiği görüşünde.

Bu uygulamayı ilk kez 2009 yılında görev yaptığı Paris'in Bobign kasabasında hayata geçiren Strasbourg savcısı Patrick Poirret, bu kentte de, yine aynı projenin başarılı bir şekilde yürütülmesini en önemli mimarı olarak gösteriliyor.

Projenin başarılı olmasında, şiddete hedef olan kadınları koruyan sivil toplum örgütleri ve savcılık makamının yakın işbirliği önemli rol oynuyor.

Strasbourg'da sekiz ayda, 10 özel telefon dağıtılırken, bu telefonlardan şu ana kadar altı kez alarm geldiği ve polisin 4 şüpheli kişiyi gözaltına aldığı açıklandı.

Projenin ilk uygulandığı Bobigny kasabasında, ilk yıl 30 telefon dağıtılmış ve polis 32 kez gelen alarm sinyallerin ardından müdahalede bulunmak zorunda kalmıştı.

10 kadından biri şiddet görüyor

Söz konusu proje uyarınca boşandığı eşinin ya da sevgilisinin şiddetine maruz kalacağını düşünen ve başvuruda bulunan kadınlara altı ay süreyle bu telefonlar veriliyor. Gerektiği takdirde kadınların kendilerini güven içinde hissetmeleri için bu süre bir altı ay daha uzatılabiliyor.

Fransa'da kadına yönelik şiddeti önlemek için geçen yıl çıkartılan yeni yasa, bu tür bir uygulamanını hayata geçirilmesine imkan veriyor.

Uzmanlar, henüz tutuklanmamış zanlıların, cezaevinden yeni çıkmış ve suç işlemeleri ihtimali bulunan eşlerin şiddetini önlemek için uygulamanın etkili olduğu görüşünde.

Fransa'daki araştırmala göre, ülkedeki 10 kadından birisi eşi veya sevgilisinin fiziksel veya psikolojik saldırısına hedef oluyor.

Fransa'da 2005'te yapılan bir araştırma, ülkede şiddet sonucu ölümlerinin yüzde 13'ünü çiftler arasında kavgaların yol açtığını ortaya koymuştu.



CNNTURK

'Neden Bayram Temizliği Yapmadın' Dayağı!

Adana’da 2 çocuk annesi 20 yaşındaki Fatma Kaya, nikahsız eşi Mehmet Turan’ın babası Şehmuz Turan ve kardeşi Hamit Turan tarafından ’bayram temizliği yapmadığı’ için dövüldüğünü iddia edip, polise sığındı.

Mardin’den Adana’ya göçüp, merkez Seyhan ilçesinin Dağlıoğlu Mahallesi’ne yerleşen halasının oğlu tarım işçisi Mehmet Turan’ın kendisini zorla kaçırıp, aile baskısıyla nikahsız yaşadığını, kayınpederi Şehmuz ve kayınbiraderi Hamit Turan’la aynı evde yaşamaya başladıklarını söyleyen Fatma Kaya, evliliğinin ilk gününden bu yana eşinden şiddet gördüğünü öne sürdü. İki kez Mardin’deki baba evine dönmesine rağmen 2.5 yaşındaki oğlu S. ve 1.5 yaşındaki kızı E.’nin hatırına geri döndüğünü ağlayarak anlattı.

'Herşeyi bahane edip dövüyordu’

Yemeği beğenmeyen eşi tarafından önceki akşam yine dövüldüğünü, arife günü de bayram temizliğini bahane eden kayınpederi Şehmuz ve kayınbiraderi Hamit Turan’ın şiddetine uğradığını ifade eden Fatma Kaya, iki çocuğuyla evden kaçıp, canını kurtarmak için polis merkezine gittiğini söyledi. Fatma Kaya şunları anlattı:
"Halamın oğlu beni zorla kaçırmıştı. Ailem araya girince evliliğe razı oldum. Resmi nikah yapmadı. En küçük şeyi bahane edip, dövüyordu. Dün gece de yemeği beğenmeyip, dövdü. Sabah da çalışmak için tarlaya gitti. Ben de evde çocuklarımla ilgileniyordum. Kayınbabam Şehmuz Turan ile kayınbiraderim Hamit Turan eve geldiler. Bayram temizliği yapmamı istediler. Ben de oruçlu olduğumu ve iki çocukla ilgilendiğimi, yavaş yavaş yaptığımı söyledim. Bunun üzerine kayınbabam sinirlenip tokat vurdu, yere düştüm. Sonra da kayınbiraderim Hamit Turan tekmeyle karnıma, yüzüme vurmaya başladı. Bağırıp, yardım isteyerek sokağa çıktım. Kimse yardım etmedi. Çocuklarımı alıp, karakola kadar geldim. Polisler de beni hastaneye getirdi."



'Aileme göndermeyin’

Adana Devlet Hastanesi’nin Acil Servisi’nde tedaviye alınan genç kadının 2 çocuğu yaşananlardan habersiz, verilen meyve suyunu içti.

Başından geçenleri gözyaşları arasında anlatan Fatma Kaya, ailesinden şikayetçi olurken, "Beni babamın evine göndermesinler. Daha önce 2 kez gittim. Babam, çocuklarımı bırakıp gelirsem beni kabul edeceğini söyledi. Ben de kabul etmeyince geri gönderdi. Bir daha gidersem yine onların eline verir. Ben sığınma evine gitmek istiyorum" diye gözyaşı döktü.

Tedavisi tamamlanan Fatma Kaya, polis gözetiminde İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı Kadın Sığınma Evi’ne teslim edildi.

Şiddet uyguladığı iddia edilen koca, kayınpeder ve kayınbirader ise polis merkezinde ifadelerinin alınmasının ardından Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla serbest bırakıldı. 



CNNTURK

O Dayak 43 Gün Sonra Öldürdü

O dayak 43 gün sonra öldürdü

Türkiye onu dehşet dolu 4 günün ardından otobüs durağına terk edilen kadın olarak tanıdı. Sevgilisinin aç susuz bırakıp işkence ettiği Meral Tahta 43'üncü gününde yaşam mücadelesini kaybetti
Zeki DURSUN / KONYABir kadın daha öldü. 19 Temmuz'da Konya'da 4 gün boyunca sevgilisi tarafından aç ve susuz bırakıldıktan sonra feci şekilde dövülüp bir otobüs durağında ölüme terk edildiği fotoğrafıyla hafızalara kazınan Meral Tahta dün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Eşinden boşanan ve çocuğuna bakmak için bir barda garson alarak çalışan 32 yaşındaki kadın 14 Temmuz'da kaybolmuştu. Kız kardeşinin kayıp başvurusu üzerine polis, sevgilisi olan Mustafa Konuk'a ulaşmış önce 'nerede olduğunu bilmiyorum' yanıtını almıştı. Ardından polisi arayan Konuk, genç kadını otobüs durağına bıraktığını söyledi.


ÖLÜM NEDENİ İŞKENCE Durakta yarı baygın bulunan Tahta, Konya Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Yoğun Bakım Ünitesi'nde solunum cihazına bağlı olarak 43 gündür yaşam mücadelesi veren Tahta'nın aldığı darbeler nedeniyle beyninde önemli hasar ve kanama oluştuğu 4 gün boyunca da aç susuz kaldığı için böbreklerinin iflas ettiği ölüm nedeni olarak açıklandı. Olayın ardından sevgilisi Mustafa Konuk yakalanarak 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan sevk edildiği nöbetçi tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.


31 BİNLİRALIK FATURA ŞOKU Tahta'nın 10 yaşındaki kızı Sedanur ise yaşamını teyzelerinin yanında sürdürecek. Kılıçdoğan, kız kardeşinin tukuklanan sevgilisinin olay sırasında tek başına olmadığını, yanında birkaç kişinin daha bulunduğunu ileri sürerek, olayla ilgili herkesin yakalanmasını istedi.
Akrabaları bir yandan genç kadını kaybetmenin yasını tutarken diğer yandan 31 bin lira tutan hastane giderleri karşısında şok geçirdiler.
CENAZEDE ŞİDDETE İSYAN
Meral Tahta'nın cenazesi Konya'da toprağa verildi. Cenaze törenine kız kardeşi Özlem Kılıçdoğan ile yakınları katıldı. Tabuta sarılarak gözyaşı döken Kılıçdoğan 'Yetkililere sesleniyorum. Bir daha Meraller ölmesin, Sedanurlar annesiz kalmasın. Artık bu ölümler son bulsun'' diye isyan etti. 
02.09.2011, Akşam

23 Ağustos 2011

VAN'DA KADIN KOCASI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ


Van'da bir kadın, eşi tarafından silahla öldürüldü.

Alınan bilgiye göre, Cevdetpaşa Mahallesi Emniyet 1. Çıkmaz Sokak'ta yaşayan Sevinç D. (38) ile eşi Sabri D. (60) henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, Sabri D, eşine tabancayla ateş etti.

Sevinç D. olay yerinde yaşamını yitirdi.

Sabri D'nin elleri kanlı şekilde dışarı çıktığını ve kaçarak uzaklaştığını gören komşuları polise haber verdi.

Olay yerinde polis ve cumhuriyet savcısının inceleme yapmasının ardından kadının cesedi, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin morguna kaldırıldı.

5 çocuk annesi Sevinç D'nin, Sabri D'nin ikinci eşi olduğu bildirildi.

Zanlının yakalanması için çalışma başlatıldı.


rotahaber

03 Ağustos 2011 Çarşamba 17:46

EŞİNDEN ŞİDDET GÖREN KADINA DEVLET SAHİP ÇIKTI

A.A                                                     Hürriyet, 22 Ağustos 2011

Devlet baba bu kez sahip çıktı

Tokat Valisi Şerif Yılmaz, eşinin kendisine şiddet uyguladığını ileri süren 23 yaşındaki 3 çocuk annesi kadına sahip çıkıldığını belirterek, “Devletin en üst kademesine kadar aile şiddetinin en aza indirilmesi ile ilgili çalışmaların tüm kurumlar tarafından yapıldığının bilinmesini istiyorum” dedi.













Vali Yılmaz yaptığı açıklamada, 8 yıl önce evlendiği eşinden dayak yediği iddiasıyla 3 çocuğunu da yanına alarak yaşadığı Aydın'ın Kuşadası ilçesinden Tokat'a babası Ömer Yıldız'ın evine gelen Hatice E'nin durumundan geçen cuma günü haberinin olduğunu söyledi.

Olayı öğrendikten sonra gerekenin yapılması konusunda talimatlar verdiğini ifade eden Yılmaz, “Aile içi şiddete maruz kalan mağdure ve 3 çocuğunun gerekli güvenlik tedbirleri alınarak babasının evinde yaşamasına devam etmesini sağladım” diye konuştu.

“İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATTIM”
Ailenin Emniyet Müdürlüğü'ne yaptığı müracaatıyla ilgili şikayetlerin değerlendirildiğini kaydeden Vali Yılmaz, “İhmali görülen arkadaşlarımızla ilgili idari soruşturmayı başlattım. Bunun yanında şiddete maruz kalan bayanın ve 3 çocuğunun hayatlarını idame ettirmeleri ile ilgili gerek Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı gerekse Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün uzman personeli marifeti ile yapılması gereken işlemleri başlattık” dedi.

EŞİNİ DÖVEN KOCALARA GÖZALTI

“EŞİ, KUŞADASI'NDA GÖZALTINA ALINDI

Şikayet üzerine kadının eşiyle ilgili de güvenlik güçlerinin çalışma başlattıklarını kaydeden Vali Yılmaz, “Bu süre içerisinde mağdurenin kocası Sinan E. isimli şahıs şikayet üzerine güvenlik kuvvetlerimizin takibi sonucu Aydın'ın Kuşadası ilçesinde gözaltına alındı. Bugün adli mercilere sevk edilecek” diye konuştu.

Esas olanın, aile içi şiddete maruz kalan kadının mağduriyetinin giderilmesi yönünde gerek güvenlik, gerekse ailenin hayatını idame ettirmeleri açısından üzerlerine düşen çalışmaları yapmaları olduğunu kaydeden Vali Yılmaz, “Bu tip meydana gelen hadiselerde aile içi şiddete maruz kalan insanlarımızın vakit kaybetmeden ilgili birimlere derhal müracaat etmeleridir. Çünkü bunları bizim bilmemiz mümkün değil. Devletin bütün kurumlarına bildirmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Aile içi şiddetin en aza indirilmesi ile ilgili çalışmaların yapıldığını söyleyen Vali Yılmaz, “Olayın duyulması üzerine Kadın ve Aileden sorumlu bakanımız Fatma Şahin, bakan olarak olayın üzerinde olduğunu ve basına yansıdığı tarihten itibaren kendisinin takip ettiğini söyledi. Özellikle belirtmek istiyorum ki devletin en üst kademesine kadar aile şiddetinin en aza indirilmesi ile ilgili çalışmaların tüm kurumlar tarafından yapıldığının bilinmesini istiyorum” dedi.

SOSYAL HİZMETLER MÜDÜRÜ AİLEYİ ZİYARET ETTİ

Sosyal Hizmetler Müdürü Sabri Mürekkepçioğlu da psikolog ve sosyal hizmet uzmanı ile birlikte Hatice E'yi babasının evinde ziyaret etti.

Hatice E'nin durumuyla ilgili yapılan haberleri ihbar kabul ettiklerini belirten Mürekkepçioğlu, Hatice E'nin istemesi halinde 3 çocuğu ile kadın sığınma evine yerleştirebileceklerini kaydederek, “Hatice hanıma maddi destekte bulunacağız. Bize kendisinden gelecek olan talepleri değerlendireceğiz. Bizim istediğimiz 3 çocuğu ile kadın sığınma evinde kalması. En azından güvenlik riski ortadan kalkana kadar sığınma evinde kalmasında yarar var” diye konuştu.

“SIĞINMA EVİNDE KALMAM”

Eşinden şiddet gördüğünü ifade eden Hatice E. ise “Eşim bu evliliğin bitmesini istemiyor. Ben kadın sığınma evinde kalmak istemem. İsterim ki ailemle aynı binada olsun. Kardeşlerimden bir tanesi benim yanımda olur. Eşim benim 'gözümü, çocukları alırım' diye konuşuyor. Eşim bana (televizyona çıkmayacaktın, beni şikayet etmeyecektin, o çocukları senden alacağım) diyor” dedi.

Anne Şerife Yıldız ise evinde kullanılmayan bir oda olduğunu onu kızına hazırlayacağını belirterek, “Ben her zaman kızımın yanında olacağım” şeklinde konuştu.
Bu arada Hatice E'nin kısa süre içerisinde boşanma davası açacağı öğrenildi.

Sinan E. ile 8 yıl önce evlenen Hatice E, eşinden dayak yediği iddiasıyla yaşadığı Aydın'ın Kuşadası ilçesinden Tokat'a 22 gün önce babası Ömer Yıldız'ın evine 3 çocuğu ile gelmişti. Daha sonra eşinin arkasından gelen Sinan E'nin, bir otomobilin içerisinde görüştüğü Hatice E'yi, bir süre tartıştıktan sonra darbettiği ileri sürülmüştü.

Daha sonra eşini babasının evinin yakınında bırakan Sinan E, olay yerinden ayrılmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden darp izleri bulanan Hatice E, polise giderek, eşi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

ÇOCUKLARI İÇİN GELMİŞTİ

Cumhuriyet 23.08.2011
Boşanmak üzere olduğu kocasının kurşunlarıyla öldü 

ADANA (Cumhuriyet) - Eşinden ayrı yaşayan ve boşanma davası açan Ezgi Köseoğlu, çocuklarını görmek için gittiği kayınpederinin evinde, kocası Mehmet Köseoğlu tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Ağır yaralanan genç kadın kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Köseoğlu çifti arasında geçimsizlik başlayınca Ezgi Köseoğlu, yaklaşık 1 yıl önce, eşi ile 5 ve 8 yaşlarında biri kız iki çocuğunu terk ederek Adıyamanda yaşayan babasının yanına yerleşti. Bu süre içerisinde eşi Mehmet Köseoğluna boşanma davası açan Ezgi Köseoğlu, çocuklarını görmek için geldiği Adanada, önceki akşam kayınpederi Osman Köseoğlunun evine gitti.
Genç kadın, burada ayrılmak istediği kocası Mehmet Köseoğlu ile tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu, Mehmet Köseoğlu yanında taşıdığı tabancasını çekerek eşine ateş etti. Başına ve omzuna 3 kurşun isabet eden Ezgi Köseoğlu, hastaneye kaldırıldı, ancak kurtarılamadı.


Ağır yaralanan Ezgi Köseoğlu, Beyin Cerrahi Servisi Yoğun Bakım Ünitesi’nde yapılan müdahalelere karşın kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olaydan sonra kaçan Mehmet Köseoğlu’nun ise arandığı ve olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi. (AA)

26 Mayıs 2011

Kadınlar Tecavüz Cezasız Kalmasın Diye Fethiye'de Buluşacak

Türkiye’nin farklı illerinden yüzlerce kadın, sekiz tecavüz sanığının tutuklanması, "tecavüz çetesinin" önceki suçlarının ve diğer üyelerinin ortaya çıkarılması, tecavüzün cezasız kalmaması talepleriyle, davanın üçüncü duruşması için Fethiye Adliyesi önünde buluşacak.