4 Temmuz 2013

‘İnsanlık suçu yargılanmalı’



Bingöl Dernekler Federasyonu (BİNDEF), Bingöl Dernekleri Federasyonu (BİNDER FED), Karakoçan Dernekleri Federasyonu (PeriSuyuKoruma Platformu), Kiğı- Karakoçan – Adaklı – Yayladere – Yedisi Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği (KAYYDER) ve birçok derneğin bir araya gelerek yaptığı açıklamada, Bingöl’de 14 yaşındaki E.A’ya tecavüz edenlerin tutuklanması talebinde bulunuldu. Açıklamada, kadına bir meta olarak değer biçildiği ve ‘Erkeğin vurduğu, Devletin koruduğu’ zihniyetin ortadan kaldırılması gerektiği belirtildi. Açıklamanın devamında ise “Dünyada ve ülkemizin neresinde olursa olsun, kadına uygulanan şiddetin son bulması için başta hükümet ve Adalet Bakanlığı’na sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz. Böylelikle hem bölgede devlete karşı olan güvensizliğin bir nebze de olsa giderilmesine hem de toplumsal sürece samimi bir katkıda bulunulacağı kanısındayız. Herkes için adalet diyoruz ve herkesi duyarlı olmaya ve sorumlular yargılanıncaya kadar olayı takip etmeye çağırıyoruz” denildi. (İstanbul/EVRENSEL)
Güncelleme tarihi: 2013-07-04 13:28

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

ZONGULDAK'ta oturan 19 yaşındaki A.S., apartman girişinde, "Abla arkanda böcek var" diyerek yaklaştığı 24 yaşındaki B.Ö.'ye, boğazına bıçak dayayarak cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla hakim karşısına çıktı.

10 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanan A.S., suçlamayı kabul etmedi. 13 Ocak 2009'da meydana gelen olayda A.S., iddiaya göre bir akrabasının oturduğu apartmana giren B.Ö.'ye, "Abla arkanda böcek var" diyerek temizleme bahanesiyle yaklaştı. Genç kızın, "Evde bakarım, gerek yok" demesine rağmen ısrarını sürdüren A.S., elini B.Ö.'nün hırkasından içeri soktu. A.S., kaçmak isteyen kızı, boğazına bıçak dayayarak yere yatırıp vücudunu ellemeye başladı. B.Ö., bağırarak yardım isterken, sesi duyan apartman sakinlerinin gelmesiyle A.S. kaçtı.

Polisin çalışmasıyla yakalanan A.S., nöbetçi mahkemece tutuklandı. A.S. hakkında, 'Cinsel saldırı' suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme, yetkisizlik kararıyla dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderirken, A.S., avukanın itirazı ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tutuksuz sanık A.S., 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada ilk kez hakim karşısına çıktı. B.Ö.'nün katılmadığı duruşmada kendisini savunan A.S., olay tarihinde yaşının küçük olduğunu ve yaşananları hatırlamadığını ileri sürerek, suçlamayı kabul etmedi. Duruşma, B.Ö.'nün dinlenmesi için ertelendi.

Erkek çocuğuna günlerce tecavüz!

     

02 Temmuz 2013 SalıNesrin YILMAZ
Bundan 5 gün önce Mardin'den yüzümüze bulaşan utanç karası tüm ülkenin yüzüne kara lekeler bıraktı ama başkalarının yüzündeki ayıpları araştırmaktan bunu görmeye vaktimiz olmadı!
Mehter marşı çalınmıyor diye içerlenen büyükler...
Pankartlarda küfür vardı diye yeri göğü gaza boğduran efendiler...
Hala görüntüsü yok ama ben bir kadının böyle bir şeyi uydurabileceğine inanmam, o başörtülü kadının başına gelenleri anlata anlata bitiremeyenler...
Camide içki içildi diyenler...
Camide bir erkek kız arkadaşını alnından öptü diye kıyamet koparanlar!
Mardin'de bir ilmihal öğretmeni (H.K.) 14 yaşındaki erkek çocuğuna (A.) defalarca tecavüz ederek, onu oturamayacak hale getirdi!
Niçin sesiniz çıkmıyor, niçin bu olayı "büyütmüyorsunuz"?

Yeterince büyük çünkü değil mi, vicdanlarınızı, merhametinizi, insanlığınızı yok edecek kadar büyük! 
Cami'ye zarar verildi derken bu adamların dine ne kadar zarar verdiğini hesaplayabilir misin diye bütün bu örnekler!

Ve üstelik çocuğun tecavüze uğradığı raporla kanıtlandıktan sonra neler oldu biliyor musunuz!
Yurtta kalan çocuklar muayene edilmedi. İsmini verdiği çocuklar, Savcılık’ta A.’yı doğrulayan ifadeler verdi.
Yurt boşaltılmadığı için çocuklar kalmaya devam etti.
İkinci ifadelerini, birincinin tersine hocaları H.K. lehine verdiler.
Hocanın porno film seyrettirdiği bilgisayar ve telefonuna el konulup incelenmedi.
Spermdeki DNA incelemesi için H.K.’nin çarşaf ve nevresimleri alınmadı.
Mağdur çocuğun ifadesi sırasında pedagog ve sosyal hizmetler uzmanı bulunmadı.
Mahkeme, mağdur ve tanıklar için sadece bir sosyologu bilirkişi olarak görevlendirdi.
Yaşadıklarını mahkeme salonunda bütün ayrıntılarıyla herkesin içinde anlatmak zorunda kaldı.
Ağır travma yaşayan A. ve ailesine psikolojik destek verilmedi.
Yönetici vasfındaki kişinin tecavüz cezası daha ağır oluyor. Yurt yönetimi, yönetici ve hoca H.K.’nin “Nitelikli cinsel istismar” iddiasıyla ceza almaması için “kaloriferci” yaptı. H.K., resmi evrakta yurdun kalorifercisi görünüyor.
Tüm bunlardan sonra eğer utanma duygunuz varsa utanır, eğer utanma gibi bir duygunuz yoksa alkışlarsınız!
LGBTT eylemlerine destek verdi diye bazı milletvekillerine olmadık hakaretlerle yüklenen, o eylemlere katılan insanları aşağılayan, insanları cinsel kimliklerine göre yargılayan, bizim gibi düşünmeyenler ölsün diyenler utanırlar mı?
Bir eşcinsele hakları için destek vereni sen de eşcinselsin diye suçlayanlar, bu tecavüze sessiz kalırsanız tecavüzcü diyenler çıkarsa size şaşırır mısınız?
Sahi merak ediyorum, 14 yaşındaki bir çocuğa günlerce tecavüz ederek oturma güçlüğü çektiren bu adam için ne yazacaksınız!

Camideki bir tek bira kutusundan onlarca delil üreten sizler, bu olayda delillerin yok sayılması konusunda ne diyeceksiniz!

Bu utancı yapan kişi ilmihal hocası diye susacak mısınız!

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadına tecavüz etti

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu. Gezi direnişinden 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı
kadinayoneliksiddetraporuBianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Haziran’da 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü, ikisi kendilerini öldüren kocaları hakkında uzaklaştırma kararı çıkarttırmıştı. Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı.
2013’ün ilk altı ayında, erkekler 88 kadın öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 117 kadını yaraladı, 91 kadına cinsel tacizde bulundu.
Cinayet
Haziran’da 12 ilde 15 kadını öldürdü. İki kadın kocaları hakkında çıkarttırdıkları uzaklaştırma kararına rağmen öldürüldü. Bir kadının boşanmak istediği kocası, cinayetten önce savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.
Öldürülen 15 kadından 14’ünün katili kendi ailesindendi. Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü. 11 kadını kocaları, birini babası, birini ağabeyi, birini eski sevgilisi öldürdü; birinin ise katili bulunamadı, polis kayıplara karışan kocasını arıyor. Cinayetlerin ardından üç erkek polise teslim oldu, üçü intihar etti.
Sekiz kadın ateşli silahlarla, beşi bıçakla, ikisi boğularak öldürüldü.
Haziran’da katillerin yaşı 23 ila 54; öldürülen kadınların yaşı 15 ila 54 arasında değişti.
Haziran’da kadın katli yaşanan şehirler Ağrı, Antep, Aydın, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Iğdır, İstanbul (2),  İzmir, Kocaeli, Konya (3) ve Uşak.
İstemediği evliliğe zorlanan 14 yaşındaki bir kız çocuğu ve kocasından şiddet gören 28 yaşında bir kadın intihar etti.
Tecavüz
Erkekler Haziran’da 12 ilde 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti. 16 tecavüz vakasından altısında iki veya daha çok fail vardı.
Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Dokuz kadına tanımadıkları erkekler, dördüne arkadaşları, birine eski kocası, birine sevgilisi, birine işvereni tecavüz etti.
Yedi kadın sokakta, beşi evde, ikisi arabada, biri işyerinde, biri alıkonulduğu mekanda tecavüze uğradı.
Haziranda tecavüzcülerin yaşı 17 ila 39; tecavüze uğrayan kadın ve kız çocuklarının yaşı 12 ila 88 arasında değişti.
Tecavüz olaylarının yaşandığı iller Antalya, Balıkesir, Bandırma (2), Eskişehir, İstanbul (2), İzmir, Mersin, Nevşehir, Samsun (3), Sinop, Trabzon ve Zonguldak.
Şiddet-yaralama
Haziran’da erkekler 11 ilde 19 kadını yaraladı. Kadınlar yine en çok kocalarından şiddet gördü.
10 kadını kocaları, üçünü eski kocaları, birini arkadaşının kocası, ikisini babaları, birini eski sevgilisi, ikisini tanımadıkları erkekler yaraladı/darp etti.
Yedi kadın bıçakla, biri silahla yaralandı. 11 kadın darp edildi.
Haziran’da erkek şiddetinin yaşandığı iller Adana (3), Antalya (2), Denizli, Erzurum, İstanbul (2), Kayseri, Kocaeli (3), Konya (2), Maraş, Muş ve Urfa.
Taciz
Haziranda erkekler sekiz ilde 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı. Altı kadın tanımadıkları erkekler, biri ise öğretmeni tarafından taciz edildi.
Taciz olaylarından sekizi sokakta, sekizi karakolda, biri okulda, biri evde gerçekleşti.
Taciz vakalarının yaşandığı iller Ankara (4), Erzurum, İstanbul (8), İzmir, İzmit, Kars, Muğla ve Trabzon.
Bölgelere göre
Haziran’da 31 ilde 67 erkek şiddeti, cinayet, cinayete teşebbüs, taciz, cinsel şiddet, tecavüz ve yaralama vakası basına yansıdı. En çok şiddet yine Marmara Bölgesi’nde yaşandı.
67 erkek şiddeti vakasından 23’ü Marmara, 12’si İç Anadolu, sekizi Akdeniz, yedisi Ege, yedisi Karadeniz, yedisi Doğu Anadolu ve üçü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı.
Kaynak: Bianet

27 Haziran 2013

BM'den 'Cinsel İstismar' Konusunda Önemli Karar

Cinsel istismar insanlığa karşı işlenmiş suç kabul edilecek.
BMden cinsel istismar konusunda önemli karar
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, cinsel istismarla ilgili önemli bir karara imza attı. Oybirliği ile kabul edilen tasarıya göre çatışma bölgelerinde yaşanan cinsel istismar insanlığa karşı işlenmiş suç kabul edilecek.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Özel Temsilcisi Angelina Jolie ise "Tecevüzlerin yaşandığı bir dünyada barıştan söz edilemez" dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İngiltere Dışişleri Bakanı William Hauge başkanlığında toplandı. 
"SAVAŞ SUÇU" OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK
Toplantıya Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Mülteciler Yüksek Komiseri Özel Temsilcisi ünlü Hollywood oyuncusu Angelina Jolie de katıldı.
Çatışmaların meydana geldiği ülkelerde suç işleyenleri adalet önüne getirmenin zor olduğunun ifade edildiği toplantıda böyle durumlarda Güvenlik Konseyi´nin harekete geçeceği ve cinsel istismarı insanlığa karşı suç olarak değerlendireceği belirtildi.
Toplantıda konuşan Genel Sekreter Ban Ki Moon, “Çatısma bölgelerinde cinsel istismarı önlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Birleşmiş Milletler sistemi olarak cinsel istismara karşı cezasızlık kültürüne son vermeye kararlıyız” dedi.
JOLİE, "BİR SAVAŞ SİLAHI OLARAK TECAVÜZ BÜYÜK BİR GÜVENLİK İHLALİDİR" 
Ünlü Hollywood oyuncusu Angelina Jolie Güvenlik Konseyi´nin sorumluluklarına dikkat çekti.
Jolie, "Bir savaş silahı olarak tecavüz, büyük bir güvenlik ihlalidir ve bu suçun meydana geldiği bir dünyada asla barıştan söz edilemez. Çatışma bölgelerinde cinsel istismara karşı harekete geçmek dolayısıyla sizin, yani Güvenlik Konseyi´nin görevidir. Hükümetler bu suça karşı harekete geçmediklerinde, Güvenlik Konseyi yardım ve liderlik sağlamalıdır" dedi.
Güvenlik Konseyi´nde oybirliği ile kabul edilen tasarı, cinsel istismar suçlarını “uluslararası barış ve istikrara karşı ciddi bir tehdit” olarak onayladı. 
Bu suçun önlemesi için kadınların yetkilendirilmesini karara bağladı. 

Çocuk İstismarına Karşı Çalışmalar

İspanya
Yalnızca Çocuklar İçin Bir Mesaj

ANAR Foundation




Brezilya
Karanlıktan Korkmak

CERCA







Almanya

Dunkelziffer Tentacle




Tayland
Asla Geçmeyecek

CPCR



UNICEF


14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz

Güneydoğu'da 14 yaşındaki bir erkek çocuk, 4 ay kaldığı özel yurttaki ilmihal hocasının tecavüzüne uğradığı ortaya çıktı.



14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz





















MARDİN-Şırnak hattında yaşanan bir dram bu. Aynı zamanda aile sırrı. Güneydoğu’daki bu ailenin hayatını daha da zorlaştırmamak için adlarını saklı tuttuk.


Şırnak’ta memur bir babanın oğlu olan 14 yaşındaki A., geçen yıl Mardin’de Anadolu lisesini kazandı ancak kalacağı bir devlet yurdu olmadığı için özel bir erkek yurduna yerleşti. 

Hürriyet gazetesinden Gülden Aydın ’ın haberine göre büyük trajedi de A.’nın yurda yerleşmesiyle başladı. 

2012 Kasım’ında yurt yöneticisi ve ilmihâl öğretmeni H.K., bir gece yarısı gözüne fener tutarak uyandırdı. Odasına götürdü, kapıyı kilitledi. Tecavüz ettikten sonra gırtlağına sarıldı, “Birine söylersen seni öldürürüm. Nereye gitsen bulurum” dedi. İki kez de sırtında sopa kırıncaya kadar dövdü. 2013 Mart’ına kadar tecavüz devam etti. A., arkadaş sohbetlerinde, H.K.’nin kendisine yaptıklarını yurttaki başka çocuklara da yaptığını öğrendi. 

Başına gelenleri söyledi, alay konusu olunca şaka yaptığını söyledi. Tecavüz gecelerinden sonra bitkinlik ve oturma güçlüğü nedeniyle okula gidemedi. Martta, A.’nın babasına okuldan bir mektup geldi. Oğlunun 21 gün devamsızlığı olduğu yazıyordu. Baba çok şaşırdı. 

RAPORLA KESİNLEŞTİ 
Anne oğlunun kaldığı yurda geldi. Oğlu konuşmak istemiyordu. Dışarı çıkardı, sıkıştırdı. Başını kaldırıp yüzüne bakamıyordu. Sonunda hocasının kendisine tecavüz ettiğini, korkudan ses çıkaramadığını, ölmek istediğini anlattı. Anne yurt müdürüne koştu. H.K.’nin yaptıklarını anlattı, nerede olduğunu sordu. H.K., Diyarbakır ’da toplantıdaydı. Annesi, yurt müdürünün “Aramızda anlaşalım” teklifini reddetti. Oğlunun elinden tutup cumhuriyet savcılığına gitti. Ardından da Devlet Hastanesi’ne. 

KÂBUSU TEKRAR ANLATTI 
Muayene eden doktor, oğlunun tecavüze uğradığını teşhis edip rapor düzenledi. Bunun üzerine tutuklanan H.K., Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Nitelikli cinsel istismar ve darp suçundan” yargılanıyor. İkincisi 20 Haziran’da yapılan duruşma, 11 Temmuz’a ertelendi. A., soruşturma sırasında da duruşmalarda da başından geçenleri tüm detaylarıyla anlatmak zorunda kaldı. 

BAŞKA ÇOCUKLAR DA VAR 
Beş ay boyunca yurttaki Kuran hocasının tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki A. 13 Mart 2013’te Midyat Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ifadesinde yurtta başka çocukların da tecavüze uğradığını duyduğunu söyledi. 

Yurtta kalan çocuklar muayene edilmedi. İsmini verdiği çocuklar, Savcılık’ta A.’yı doğrulayan ifadeler verdi. 
Yurt boşaltılmadığı için çocuklar kalmaya devam etti. 
İkinci ifadelerini, birincinin tersine hocaları H.K. lehine verdiler. 
Hocanın porno film seyrettirdiği bilgisayar ve telefonuna el konulup incelenmedi. 
Spermdeki DNA incelemesi için H.K.’nin çarşaf ve nevresimleri alınmadı. 
Mağdur çocuğun ifadesi sırasında pedagog ve sosyal hizmetler uzmanı bulunmadı. 
Mahkeme, mağdur ve tanıklar için sadece bir sosyologu bilirkişi olarak görevlendirdi. 
Yaşadıklarını mahkeme salonunda bütün ayrıntılarıyla herkesin içinde anlatmak zorunda kaldı. 
Ağır travma yaşayan A. ve ailesine psikolojik destek verilmedi. 
Yönetici vasfındaki kişinin tecavüz cezası daha ağır oluyor. Yurt yönetimi, yönetici ve hoca H.K.’nin “Nitelikli cinsel istismar” iddiasıyla ceza almaması için “kaloriferci” yaptı. H.K., resmi evrakta yurdun kalorifercisi görünüyor.

Radikal'den

19 Şubat 2012

Yargıtay Kararı "Tecavüzden Beter"


Bartın'da 2 kişinin tecavüzüne uğrayan küçük kız çocuğu için Adli Tıp, "Ruh sağlığı bozulmuştur" raporu verince sanıklara verilen ceza artırıldı. Ancak Yargıtay, "Hangisinin ruh sağlığını bozduğu belirtilmeli" diyerek mahkeme kararını bozdu.

Bartın'da küçük bir kız çocuğuna tecavüz eden iki kişi hakkında dava açıldı.

Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tecavüze uğrayan mağdure kız için Adli Tıp raporu alındı. 

Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporda mağdure kız için "Ruh sağlığı bozulmuştur" tespiti yer aldı. Mahkeme de bu nedenle sanıklara verilen cezayı artırdı. Karar Yargıtay'a temyize gitti. 

Vatan gazetesinin haberine göre, temyiz incelemesini yapan 14. Ceza Dairesi, öncelikle olay tarihinde nüfus kaydına göre 18 yaşından küçük olan mağdurenin 19 yaşlarında göründüğüne ilişkin bir sanığın beyanı nazara alınarak, doğum kayıtlarının istenmesi, resmi bir sağlık kurumunda doğmamış ise de yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilip sağlık kurulundan rapor alınması gerektiği belirtildi.

Fiili değil, faili merak etti

Kararda ikinci bozma gerekçesi ise şöyle belirtildi:

"Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 28.05.2010 tarihli raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de rapordan ruh sağlığının her iki sanığın eylemlerinden mi, yoksa hangi sanığın eyleminden dolayı bozulduğu anlaşılamadığından, bu hususta ek mütalaa alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, kanuna aykırı görülmüş olduğundan, kararın bozulmasına oybirliği ile karar verildi." 

Cezada indirim yapılacak

Türk Ceza Kanunu'na göre 15 - 18 yaş arasındaki çocuklara tecavüz edilmesi suçuna 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası veriliyor. 

Suçun sonunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde sanığa verilecek ceza 15 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası olarak düzenleniyor. Yargıtay'ın bu kararına göre, dava Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülecek.

Mahkemenin Yargıtay kararına uyması durumunda Adli Tıp Kurumu'ndan, mağdure kızın ruh sağlığının tecavüzcülerden ikisinin fiillerinden mi yoksa sadece birinin fiilinden mi meydana geldiği araştırılacak. 

Raporun değişmesi halinde 15-24 yıl arası hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklardan biri için cezanın 8 yıla kadar düşmesi ihtimali doğacak. 



CNNTurk'ten

3 Şubat 2012

Böyle Haber Okumadınız



Ankara Sincan’da yaşanan olayda, İ.S. (32) adlı gencin, kız kardeşleri B.S. (22), Ş.S. (19) ve S.Z.’ye (18) tecavüz ettiği ortaya çıktı.


02 Şubat 2012 Perşembe Saat: 10:03


ANKARA -  Olay, kız kardeşlerden S.Z.’nin, evlendiği E.Z. adlı gençle girdiği gerdek gecesinde bakire olmadığının görülmesiyle anlaşıldı. Ağabey İ.S., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Milliyet gazetesinin haberine göre, Sincan Yenikent’teki yaşanan olay, 4 Ocak’ta gerçekleşen evlilik töreniyle günışığına çıktı. E.Z. adlı gençle evlenen 4 kardeşin en küçüğü olan S.Z., nikâhın ardından damat E.Z.’ye bakire olmadığını açıkladı. Genç kadın başından geçen olayları anlatınca E.Z., Sincan’daki Fatih Polis Merkezi’ne giderek eşinin ağabeyi İ.S.’nin gerçekleştirdiği iddia edilen tecavüz olayıyla ilgili şikayetçi oldu.

AİLESİNE ANLATAMADI

Polise ifade veren E.Z., eşinin özağabeyi İ.S.’nin 3-4 yıl evlerinde S.Z.’ye tecavüz ettiğini anlattı. E.Z., olayın ardından İ.S.’nin kardeşini ölümle tehdit ettiğini ve bu nedenle aile büyüklerine olayı anlatamadığını söyledi. Psikolojik destekle başından geçenleri olduğu gibi polise anlatan S.Z., ağabeyinin kendi evlerinde cinsel ilişkiye girdiğini anlattı. Genç kadın, ağabeyi İ.S.’nin 2009’da kendisiyle iki kez cinsel ilişkiye girdiğini, şikayetçi olup olmama konusunda kararsız olduğunu belirtti.

Bu ifadenin ardından savcılık talimatıyla soruşturmayı genişleten polis, E.Z.’nin halen ailesiyle birlikte yaşayan iki ablasının da ifadesine başvurdu. Genç kadının iki ablası B.S. ile Ş.S., avukat huzurunda polise ifade verdi.

İki kız kardeş, İ.S.’nin geçmişte kendileriyle de cinsel ilişkide bulunduğunu anlattı. Bu ifadeler doğrultusunda Sincan Emniyeti görevlileri şüpheli İ.S.’yi yakalayıp gözaltına aldı. Sorgusunda kız kardeşlerinin iddialarını dolaylı olarak kabul eden İ.S. tutuklandı.


Kaynak : http://www.gazeteport.com.tr/haber/76972/boyle_haber_okumadiniz/1#yorumlar#ixzz1lIsGovqj

2 Şubat 2012

Kızını Sözleşmeyle Sattı

Teslime TOSUN/ANTALYA, (DHA)
1 Şubat 2012

ANTALYA’da 6 yıl önce 12 yaşında olan E.Y. adlı kızı babası Osman Y.’den 5 bin liraya aldıktan sonra satış sözleşmesi imzalatan inşaat malzemesi ticareti yapan 54 yaşındaki Yusuf A., tutuklandı.







Bugün 18 yaşında olan E.Y., iddiaya göre 2006 yılında, henüz 12 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, oğlunun çalıştığı inşaat malzemeleri dükkanının sahibi Yusuf A.’ya 5 bin lira karşılığında satıldı. Küçük kızın babası ile işadamı arasında yapılan satış, sözleşmeyle de imza altına alındı. E.Y.’nin vesikalık fotoğrafının da yapıştırıldığı sözleşmeye, "Kızımı 5 milyon ’5 bin TL’ liraya sattım. 12 Şubat 2006 tarihi itibariyle kızım E.Y.’yi Yusuf A.’ya teslim ediyorum. Parayı peşin aldım. Yukarıdaki tarihten itibaren Yusuf A.’nın kontrolünde olacaktır. Baba olarak rıza gösteriyorum’ dedi. İmzalandı" diye yazıldı. Sözleşmenin en altına küçük kızın ismi açılarak "E.Y.’ye soruldu. ’Babamın rızasını ben de kabul ediyorum’ dedi. İmzaladı" diye yazılarak, küçük kızın imzası alındı.


ÖĞRETMEN ORTAYA ÇIKARDI
Eşinden ayrıldığı belirtilen 4 çocuk babası Yusuf A., küçük kızı ilk olarak Kemer’de bir otele götürdü ve burada tecavüz etti. İşadamının evinde tutulan ilköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi E.Y.’nin, durumu okuldaki öğretmene anlatmasıyla satış ve tecavüz ortaya çıktı. Rehberlik öğretmeninin sınıfa, "Canınızı sıkan bir olayı yazarak anlatın" sorusu üzerine ağlayarak sınıftan kaçan E.Y., tuvalete saklandı. Ardından giden öğretmen, E.Y. ile konuştu. E.Y., ağabeyinin patronuna babası tarafından satıldığını söyleyip, Yusuf A’nın kendisine tecavüz ettiğini anlattı.



SAVCILIK İFADELERİ
Öğretmenlerin tutanak hazırlayarak olayı polise aktarmasının ardından soruşturma açıldı. İfadesine başvurulan baba Osman Y., şöyle dedi:



"Oğlum İsmail Y., bu adamın yanında çalışıyordu. İtibarlı bir işadamıdır. Yaz aylarında kızım da, onun hırdavat ve inşaat malzemeleri satan dükkanında çalışmaya başladı. Bir gün bana ’Ben derin devlet için çalışıyorum. Senin bu kızında iş var. Onu okutmak ve eğitmek istiyoruz’ dedi. Kızımı benden zaman zaman alacaklarını ve eğiteceklerini söyledi. Hatta bana derin devlet adına bazı kağıtlar da imzalattı. Ben kızımı satmadım. Onu zaman zaman çağırıp, götürüyordu."


Yusuf A. savcılıkta, "Osman Y., yeni ev almıştı. Bir gün benim yanıma geldi ve kızını satması gerektiğini söyledi. Ben de kızı kurtarmak için 5 bin lira verdim. Yarın başım belaya girer diye de satış sözleşmesi yaptım ve babasına imzalattım. Kızı da imzaladı. Ben yardımcı olmaya çalıştım" diyerek ifade verdi.


MAHKEMELER ARASINDA DOLAŞTI
Açılan dava dosyası, 2006 yılından bu yana mahkemeler arasında dolaştı durdu. Olay yeri Kemer ilçesi olduğu için Antalya Cumhuriyet Savcılığı, dosyayı Kemer Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi. Savcılığın hazırladığı soruşturma evrakı ile önce Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak, bu mahkemenin ’yetkisizlik’ kararı vermesiyle dosya Antalya 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne geldi. Bu mahkemenin de ’görevsizlik’ kararıyla dava Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.



"BABASI SATMAK İSTEDİ"
Dava başladıktan sonra taraflar bulunamadı. Osman Y.’nin olaydan sonra eşini ve çocuklarını alarak memleketi Sivas’a göç ettiği belirtildi. Genç kızın babası, talimatla alınan ifadesinde, Yusuf A.’dan şikayetçi oldu. Mahkeme bu arada tutuksuz yargılanan Yusuf A.’yı bulmaya çalıştı. Aradan 6 yıl geçtikten sonra işadamı Yusuf A. dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Yusuf A., mahkemede Osman Y.’nin kızını satmaya çalıştığını yineleyerek, şöyle devam etti:



"E.Y. yaz aylarında ağabeyi ile birlikte benim işyerimde çalışıyordu. Birgün babası geldi ve ev aldığını paraya sıkışık olduğu belirterek kızını satacağını söyledi. Ben de ’Olur mu öyle şey’ dedim. Hemen oradan bıçak aldı ve kızın boğazına dayadı. ’Ya satacağım, ya keseceğim’ dedi. Ben de kızı kurtarabilmek için atladım ve bıçağı alıp, ’Tamam ben alırım bu kızı’ dedim. Ama başım da belaya girmesin diye satış sözleşmesi yaptım."


MAHKEMEDE YALANLADI
Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Nihat Altuğ’un, "Niye polise haber vermedin? Bak ifadelerinin bazı yerlerinde bu çocuğa karşı yaptıklarını itiraf ettiğin bölümler var" sorusuna Yusuf A., "Polis bana baskı yaptı. Ben baskı altında ifade verdim" iddiasında bulundu. Yusuf A. "Ben kıza bir şey yapmadım. Otele götürmedim. İspatlasınlar götürdüğümü" diyen Yusuf A.’ya hakim Altuğ daha önce tanık olarak dinlenen otelin resepsiyon görevlisi Hakan C. ile sorumlusu Mustafa Ö.’nün ifadelerini okudu. C. ve Ö.’nün, küçük kız ile otele gelen Yusuf A. ile ilgili olarak, "Bu kişi otelimize yanındaki küçük kız çocuğu ile geldi. Biz kimlik sorduğumuzda bu kişi, çocuğun kendi kızı olduğunu söyledi, nüfus cüzdanını yanında getirmediğini söyledi. Küçük kız da yanında suskun durunca biz de gerçekten kızı zannederek odayı kendisine kiraladık. Bununla ilgili defter kaydımız mevcuttur" ifadesi için ne diyeceği sorulan Yusuf A., "Tamam otele gittim ve orada kaldım ama yanımda kız yoktu. Kızın yanımda olduğunu ispatlasınlar" dedi.



Genç kızın nerede olduğu bilinmezken, Yusuf A. mahkemece tutuklandı, duruşma mart ayına ertelendi.