4 Temmuz 2013

DNA sonucuna rağmen tutuklanmadı


Etkin Haber Ajansı / 03 Temmuz 2013 Çarşamba, 19:10
Denizli'de 15 yaşındaki H.İ'ye tecavüz eden Ahmet Çınar hakkında ikinci duruşmada da tutuklama kararı verilmedi. Mahkeme, yeterli delil olmadığını iddia ederken, H.İ'nin pantolonunda Çınar'a ait doku örneği bulundu.
 Tecavüz sanığı değil mağdur çocuk sorgulandı 3
Haber Fotoları: 1
DENİZLİ- 15 yaşındaki H.İ'ye yönelik tecavüz davasının ikinci duruşması Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya mağdur H.İ'nin babası Ahmet İ, avukatı Sezin Uçar ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın avukatı Tolga Erkan ve sanık avukatı katıldı. Tutuksuz yargılanan Ahmet Çınar ise duruşmaya gelmedi.
Mahkeme heyeti, Ankara kriminal laboratuvarından gelen DNA sonuçlarını açıkladı. Buna göre, olay günü H.İ'nin üzerinde bulunan pantolonda Çınar'a ait doku örnekleri bulundu. Ahmet Çınar, H.İ. ile herhangi bir birliktelikliği olmadığını iddia etmişti.
Duruşmada sanığın H.İ'ye yönelik tehditlerine tanık olan bir polis memuru da dinlendi. H.İ, şikayet için gittiği karakolda Ahmet Çınar'dan tesadüfen telefon gelmiş, yanındaki polisler de sesin dışarı verilmesini istemişti. Çınar, telefonda H.İ'yi "Ben sana ne yapacağımı biliyorum" diyerek tehdit etmiş ve anne ve babası aleyhinde konuşmuştu. Konuşmaya tanık olan iki polis memuru, tehditle ilgili tutanak tutmuştu. Mahkemenin bir önceki duruşmada polislerin dinlenmesi kararının ardından, tanık polislerden Ömür Solmaz duruşmada olayı anlattı.

SAVCI, SANIK AVUKATI YERİNE GEÇTİ

Duruşmada savcının tutumu dikkat çekti. H.İ'nin avukatının her konuşmasından sonra söz alan savcı, ayrıca yüzlerce kadının mahkemenin tutuklama kararı vermemesini protesto ederek, davanın takipçisi olacağını belirttiği protesto faksının dosyadan çıkarılmasını istedi. Savcı, bu talebini uzun uzun gerekçelendirirken, kadın-erkek eşitliği olduğunu ve cinsiyet ayrımcılığı yapılamayacağını savundu. Protesto faksında AKP Hükümeti döneminde kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığı ifadesini hatırlatan savcı, "Bu hususun doğruluğu yani neden ve nasıl arttığı, oranının ne olduğu sosyologları, psikologları ve istatistikçileri ilgilendirmektedir. Varsa böyle bir artış, önlemek de idarenin görevidir. Bu husus yargıyı ilgilendirmez" dedi. Savcı, kadınların sanık Çınar'ın elini kolunu sallayarak sokakta dolaşmasının kadınlar için tehdit oluşturduğu ifadesine de şöyle yanıt verdi: "Sanığın tahliye edilmesinden bu yana dava dosyamıza yansımış bu şekilde cinsel saldırı ile ilgili herhangi bir vakasına rastlanmamıştır. Yani önleme için tutuklama söz konusu olamayacaktır." Savcı, ayrıca aslolanın tutuksuz yargılama olduğunu ekledi.
Savcının ardından söz alan Av. Sezin Uçar, savcının dosyaya gelen belgelere ilişkin beyanda bulunmazken, protesto faksına 3 sayfalık mütalaada bulunduğuna dikkat çekti. Sanığın tutuklanması talebini yineleyen Uçar, "Dosyada deliller bakımından kuvvetli suç şüphesi açıktır. Geçen celsede tanıklar dinlendi, mağdura ilişkin jinokolojik bulgular var, mesaj içerikleri, sanığın daha önceki sabıkası değerlendirildiğinde bu suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe aşikardır" dedi. Uçar, Kadıköy Yoğurtçu Parkı'nda H.İ. için binlerce kişinin katılımıyla yapılan eylemi de hatırlatarak, mahkemenin hukuki ve vicdani bir karar vermesini istedi.
Duruşmanın sonunda ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Çınar'ın tutuksuz yargılanmasının devamına karar verdi. Heyetin kadın üyesi Çınar'ın tutuklanması gerektiğini belirterek karara şerh düştü. Savcının, protesto fakslarının dosyadan çıkarılması talebini reddeden mahkeme, H.İ'nin daha önce alınan ifadesinin görüntülü kaydedilmemesi nedeniyle, tekrar görüntülü olarak ifadesinin alınmasına karar verdi. Duruşma 24 Ekim'e ertelendi.
etha.com.tr'den

Üvey kızına tecavüz eden babaya 30 yıl hapis

04 Temmuz 2013 Perşembe 15:45

AYDIN’ın Söke İlçesi’nde karın ağrısı şikayetiyle götürüldüğü hastanede hamile olduğu anlaşılan ve bir erkek çocuğu dünyaya getiren E.Z.’ye tecavüz ettiği DNA testi ile belirlenen üvey baba 39 yaşındaki A.İ.Y., 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. E.Z.’nin yıllarca öz babası olarak bildiği A.İ.Y.’nin üvey babası olduğunu ise olay ortaya çıkınca öğrendiği belirtildi.


Üvey kızına tecavüz eden babaya 30 yıl hapis

Söke İlçesi’nde geçen yıl Kasım ayında ortaya çıkan olayda, 15 yaşındaki E.Z. karın ağrısı şikayetiyle annesi E.Z. tarafından hastaneye götürüldü. Yapılan muayenede, genç kızın 26 haftalık hamile olduğu belirlendi. Durumun polise bildirilmesi üzerine, E.Z., annesi E.Z.’ye nikahsız yaşadığı ve babası olarak bildiği biçer döver operatörü A.İ.Y.’nin uzun süredir tecavüzüne uğradığını anlattı. Gözaltına alınan ve suçlamaları kabul etmeyen A.İ.Y.’nin tutuklu olarak yargılanmasına karar verildi.

DNA TESTİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARTTI
Dava görülürken genç kız bir erkek çocuğu dünyaya getirdi ve bebek devlet korumasına alındı. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla E.Z.’nin dünyaya getirdiği erkek bebekle, A.İ.Y.’den kan örnekleri alındı. İncelemede, bebeğin babasının A.İ.Y. olduğu tespit edildi. 
Bu arada E.Z.’nin öz babasının öldüğü ve annesinin nikahsız yaşadığı A.İ.Y’nin üvey babası olduğunu olayın ortaya çıkmasıyla öğrendiği ifade edildi.
ÜST SINIRDAN CEZA VERİLDİ
Söke 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşma geçen 12 Haziran’da görüldü. Tutuklu yargılanan A.İ.Y. 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Zanlının mahkemedeki tavırları ve pişmanlık göstermemesi nedeniyle de verilen hapis cezasında indirime gidilmedi.
DHA

‘İnsanlık suçu yargılanmalı’



Bingöl Dernekler Federasyonu (BİNDEF), Bingöl Dernekleri Federasyonu (BİNDER FED), Karakoçan Dernekleri Federasyonu (PeriSuyuKoruma Platformu), Kiğı- Karakoçan – Adaklı – Yayladere – Yedisi Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği (KAYYDER) ve birçok derneğin bir araya gelerek yaptığı açıklamada, Bingöl’de 14 yaşındaki E.A’ya tecavüz edenlerin tutuklanması talebinde bulunuldu. Açıklamada, kadına bir meta olarak değer biçildiği ve ‘Erkeğin vurduğu, Devletin koruduğu’ zihniyetin ortadan kaldırılması gerektiği belirtildi. Açıklamanın devamında ise “Dünyada ve ülkemizin neresinde olursa olsun, kadına uygulanan şiddetin son bulması için başta hükümet ve Adalet Bakanlığı’na sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz. Böylelikle hem bölgede devlete karşı olan güvensizliğin bir nebze de olsa giderilmesine hem de toplumsal sürece samimi bir katkıda bulunulacağı kanısındayız. Herkes için adalet diyoruz ve herkesi duyarlı olmaya ve sorumlular yargılanıncaya kadar olayı takip etmeye çağırıyoruz” denildi. (İstanbul/EVRENSEL)
Güncelleme tarihi: 2013-07-04 13:28

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

ZONGULDAK'ta oturan 19 yaşındaki A.S., apartman girişinde, "Abla arkanda böcek var" diyerek yaklaştığı 24 yaşındaki B.Ö.'ye, boğazına bıçak dayayarak cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla hakim karşısına çıktı.

10 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanan A.S., suçlamayı kabul etmedi. 13 Ocak 2009'da meydana gelen olayda A.S., iddiaya göre bir akrabasının oturduğu apartmana giren B.Ö.'ye, "Abla arkanda böcek var" diyerek temizleme bahanesiyle yaklaştı. Genç kızın, "Evde bakarım, gerek yok" demesine rağmen ısrarını sürdüren A.S., elini B.Ö.'nün hırkasından içeri soktu. A.S., kaçmak isteyen kızı, boğazına bıçak dayayarak yere yatırıp vücudunu ellemeye başladı. B.Ö., bağırarak yardım isterken, sesi duyan apartman sakinlerinin gelmesiyle A.S. kaçtı.

Polisin çalışmasıyla yakalanan A.S., nöbetçi mahkemece tutuklandı. A.S. hakkında, 'Cinsel saldırı' suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme, yetkisizlik kararıyla dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderirken, A.S., avukanın itirazı ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tutuksuz sanık A.S., 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada ilk kez hakim karşısına çıktı. B.Ö.'nün katılmadığı duruşmada kendisini savunan A.S., olay tarihinde yaşının küçük olduğunu ve yaşananları hatırlamadığını ileri sürerek, suçlamayı kabul etmedi. Duruşma, B.Ö.'nün dinlenmesi için ertelendi.

Erkek çocuğuna günlerce tecavüz!

     

02 Temmuz 2013 SalıNesrin YILMAZ
Bundan 5 gün önce Mardin'den yüzümüze bulaşan utanç karası tüm ülkenin yüzüne kara lekeler bıraktı ama başkalarının yüzündeki ayıpları araştırmaktan bunu görmeye vaktimiz olmadı!
Mehter marşı çalınmıyor diye içerlenen büyükler...
Pankartlarda küfür vardı diye yeri göğü gaza boğduran efendiler...
Hala görüntüsü yok ama ben bir kadının böyle bir şeyi uydurabileceğine inanmam, o başörtülü kadının başına gelenleri anlata anlata bitiremeyenler...
Camide içki içildi diyenler...
Camide bir erkek kız arkadaşını alnından öptü diye kıyamet koparanlar!
Mardin'de bir ilmihal öğretmeni (H.K.) 14 yaşındaki erkek çocuğuna (A.) defalarca tecavüz ederek, onu oturamayacak hale getirdi!
Niçin sesiniz çıkmıyor, niçin bu olayı "büyütmüyorsunuz"?

Yeterince büyük çünkü değil mi, vicdanlarınızı, merhametinizi, insanlığınızı yok edecek kadar büyük! 
Cami'ye zarar verildi derken bu adamların dine ne kadar zarar verdiğini hesaplayabilir misin diye bütün bu örnekler!

Ve üstelik çocuğun tecavüze uğradığı raporla kanıtlandıktan sonra neler oldu biliyor musunuz!
Yurtta kalan çocuklar muayene edilmedi. İsmini verdiği çocuklar, Savcılık’ta A.’yı doğrulayan ifadeler verdi.
Yurt boşaltılmadığı için çocuklar kalmaya devam etti.
İkinci ifadelerini, birincinin tersine hocaları H.K. lehine verdiler.
Hocanın porno film seyrettirdiği bilgisayar ve telefonuna el konulup incelenmedi.
Spermdeki DNA incelemesi için H.K.’nin çarşaf ve nevresimleri alınmadı.
Mağdur çocuğun ifadesi sırasında pedagog ve sosyal hizmetler uzmanı bulunmadı.
Mahkeme, mağdur ve tanıklar için sadece bir sosyologu bilirkişi olarak görevlendirdi.
Yaşadıklarını mahkeme salonunda bütün ayrıntılarıyla herkesin içinde anlatmak zorunda kaldı.
Ağır travma yaşayan A. ve ailesine psikolojik destek verilmedi.
Yönetici vasfındaki kişinin tecavüz cezası daha ağır oluyor. Yurt yönetimi, yönetici ve hoca H.K.’nin “Nitelikli cinsel istismar” iddiasıyla ceza almaması için “kaloriferci” yaptı. H.K., resmi evrakta yurdun kalorifercisi görünüyor.
Tüm bunlardan sonra eğer utanma duygunuz varsa utanır, eğer utanma gibi bir duygunuz yoksa alkışlarsınız!
LGBTT eylemlerine destek verdi diye bazı milletvekillerine olmadık hakaretlerle yüklenen, o eylemlere katılan insanları aşağılayan, insanları cinsel kimliklerine göre yargılayan, bizim gibi düşünmeyenler ölsün diyenler utanırlar mı?
Bir eşcinsele hakları için destek vereni sen de eşcinselsin diye suçlayanlar, bu tecavüze sessiz kalırsanız tecavüzcü diyenler çıkarsa size şaşırır mısınız?
Sahi merak ediyorum, 14 yaşındaki bir çocuğa günlerce tecavüz ederek oturma güçlüğü çektiren bu adam için ne yazacaksınız!

Camideki bir tek bira kutusundan onlarca delil üreten sizler, bu olayda delillerin yok sayılması konusunda ne diyeceksiniz!

Bu utancı yapan kişi ilmihal hocası diye susacak mısınız!

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadına tecavüz etti

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu. Gezi direnişinden 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı
kadinayoneliksiddetraporuBianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Haziran’da 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü, ikisi kendilerini öldüren kocaları hakkında uzaklaştırma kararı çıkarttırmıştı. Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı.
2013’ün ilk altı ayında, erkekler 88 kadın öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 117 kadını yaraladı, 91 kadına cinsel tacizde bulundu.
Cinayet
Haziran’da 12 ilde 15 kadını öldürdü. İki kadın kocaları hakkında çıkarttırdıkları uzaklaştırma kararına rağmen öldürüldü. Bir kadının boşanmak istediği kocası, cinayetten önce savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.
Öldürülen 15 kadından 14’ünün katili kendi ailesindendi. Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü. 11 kadını kocaları, birini babası, birini ağabeyi, birini eski sevgilisi öldürdü; birinin ise katili bulunamadı, polis kayıplara karışan kocasını arıyor. Cinayetlerin ardından üç erkek polise teslim oldu, üçü intihar etti.
Sekiz kadın ateşli silahlarla, beşi bıçakla, ikisi boğularak öldürüldü.
Haziran’da katillerin yaşı 23 ila 54; öldürülen kadınların yaşı 15 ila 54 arasında değişti.
Haziran’da kadın katli yaşanan şehirler Ağrı, Antep, Aydın, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Iğdır, İstanbul (2),  İzmir, Kocaeli, Konya (3) ve Uşak.
İstemediği evliliğe zorlanan 14 yaşındaki bir kız çocuğu ve kocasından şiddet gören 28 yaşında bir kadın intihar etti.
Tecavüz
Erkekler Haziran’da 12 ilde 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti. 16 tecavüz vakasından altısında iki veya daha çok fail vardı.
Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Dokuz kadına tanımadıkları erkekler, dördüne arkadaşları, birine eski kocası, birine sevgilisi, birine işvereni tecavüz etti.
Yedi kadın sokakta, beşi evde, ikisi arabada, biri işyerinde, biri alıkonulduğu mekanda tecavüze uğradı.
Haziranda tecavüzcülerin yaşı 17 ila 39; tecavüze uğrayan kadın ve kız çocuklarının yaşı 12 ila 88 arasında değişti.
Tecavüz olaylarının yaşandığı iller Antalya, Balıkesir, Bandırma (2), Eskişehir, İstanbul (2), İzmir, Mersin, Nevşehir, Samsun (3), Sinop, Trabzon ve Zonguldak.
Şiddet-yaralama
Haziran’da erkekler 11 ilde 19 kadını yaraladı. Kadınlar yine en çok kocalarından şiddet gördü.
10 kadını kocaları, üçünü eski kocaları, birini arkadaşının kocası, ikisini babaları, birini eski sevgilisi, ikisini tanımadıkları erkekler yaraladı/darp etti.
Yedi kadın bıçakla, biri silahla yaralandı. 11 kadın darp edildi.
Haziran’da erkek şiddetinin yaşandığı iller Adana (3), Antalya (2), Denizli, Erzurum, İstanbul (2), Kayseri, Kocaeli (3), Konya (2), Maraş, Muş ve Urfa.
Taciz
Haziranda erkekler sekiz ilde 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı. Altı kadın tanımadıkları erkekler, biri ise öğretmeni tarafından taciz edildi.
Taciz olaylarından sekizi sokakta, sekizi karakolda, biri okulda, biri evde gerçekleşti.
Taciz vakalarının yaşandığı iller Ankara (4), Erzurum, İstanbul (8), İzmir, İzmit, Kars, Muğla ve Trabzon.
Bölgelere göre
Haziran’da 31 ilde 67 erkek şiddeti, cinayet, cinayete teşebbüs, taciz, cinsel şiddet, tecavüz ve yaralama vakası basına yansıdı. En çok şiddet yine Marmara Bölgesi’nde yaşandı.
67 erkek şiddeti vakasından 23’ü Marmara, 12’si İç Anadolu, sekizi Akdeniz, yedisi Ege, yedisi Karadeniz, yedisi Doğu Anadolu ve üçü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı.
Kaynak: Bianet

27 Haziran 2013

BM'den 'Cinsel İstismar' Konusunda Önemli Karar

Cinsel istismar insanlığa karşı işlenmiş suç kabul edilecek.
BMden cinsel istismar konusunda önemli karar
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, cinsel istismarla ilgili önemli bir karara imza attı. Oybirliği ile kabul edilen tasarıya göre çatışma bölgelerinde yaşanan cinsel istismar insanlığa karşı işlenmiş suç kabul edilecek.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Özel Temsilcisi Angelina Jolie ise "Tecevüzlerin yaşandığı bir dünyada barıştan söz edilemez" dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İngiltere Dışişleri Bakanı William Hauge başkanlığında toplandı. 
"SAVAŞ SUÇU" OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK
Toplantıya Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Mülteciler Yüksek Komiseri Özel Temsilcisi ünlü Hollywood oyuncusu Angelina Jolie de katıldı.
Çatışmaların meydana geldiği ülkelerde suç işleyenleri adalet önüne getirmenin zor olduğunun ifade edildiği toplantıda böyle durumlarda Güvenlik Konseyi´nin harekete geçeceği ve cinsel istismarı insanlığa karşı suç olarak değerlendireceği belirtildi.
Toplantıda konuşan Genel Sekreter Ban Ki Moon, “Çatısma bölgelerinde cinsel istismarı önlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Birleşmiş Milletler sistemi olarak cinsel istismara karşı cezasızlık kültürüne son vermeye kararlıyız” dedi.
JOLİE, "BİR SAVAŞ SİLAHI OLARAK TECAVÜZ BÜYÜK BİR GÜVENLİK İHLALİDİR" 
Ünlü Hollywood oyuncusu Angelina Jolie Güvenlik Konseyi´nin sorumluluklarına dikkat çekti.
Jolie, "Bir savaş silahı olarak tecavüz, büyük bir güvenlik ihlalidir ve bu suçun meydana geldiği bir dünyada asla barıştan söz edilemez. Çatışma bölgelerinde cinsel istismara karşı harekete geçmek dolayısıyla sizin, yani Güvenlik Konseyi´nin görevidir. Hükümetler bu suça karşı harekete geçmediklerinde, Güvenlik Konseyi yardım ve liderlik sağlamalıdır" dedi.
Güvenlik Konseyi´nde oybirliği ile kabul edilen tasarı, cinsel istismar suçlarını “uluslararası barış ve istikrara karşı ciddi bir tehdit” olarak onayladı. 
Bu suçun önlemesi için kadınların yetkilendirilmesini karara bağladı. 

Çocuk İstismarına Karşı Çalışmalar

İspanya
Yalnızca Çocuklar İçin Bir Mesaj

ANAR Foundation




Brezilya
Karanlıktan Korkmak

CERCA







Almanya

Dunkelziffer Tentacle




Tayland
Asla Geçmeyecek

CPCR



UNICEF


14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz

Güneydoğu'da 14 yaşındaki bir erkek çocuk, 4 ay kaldığı özel yurttaki ilmihal hocasının tecavüzüne uğradığı ortaya çıktı.



14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz





















MARDİN-Şırnak hattında yaşanan bir dram bu. Aynı zamanda aile sırrı. Güneydoğu’daki bu ailenin hayatını daha da zorlaştırmamak için adlarını saklı tuttuk.


Şırnak’ta memur bir babanın oğlu olan 14 yaşındaki A., geçen yıl Mardin’de Anadolu lisesini kazandı ancak kalacağı bir devlet yurdu olmadığı için özel bir erkek yurduna yerleşti. 

Hürriyet gazetesinden Gülden Aydın ’ın haberine göre büyük trajedi de A.’nın yurda yerleşmesiyle başladı. 

2012 Kasım’ında yurt yöneticisi ve ilmihâl öğretmeni H.K., bir gece yarısı gözüne fener tutarak uyandırdı. Odasına götürdü, kapıyı kilitledi. Tecavüz ettikten sonra gırtlağına sarıldı, “Birine söylersen seni öldürürüm. Nereye gitsen bulurum” dedi. İki kez de sırtında sopa kırıncaya kadar dövdü. 2013 Mart’ına kadar tecavüz devam etti. A., arkadaş sohbetlerinde, H.K.’nin kendisine yaptıklarını yurttaki başka çocuklara da yaptığını öğrendi. 

Başına gelenleri söyledi, alay konusu olunca şaka yaptığını söyledi. Tecavüz gecelerinden sonra bitkinlik ve oturma güçlüğü nedeniyle okula gidemedi. Martta, A.’nın babasına okuldan bir mektup geldi. Oğlunun 21 gün devamsızlığı olduğu yazıyordu. Baba çok şaşırdı. 

RAPORLA KESİNLEŞTİ 
Anne oğlunun kaldığı yurda geldi. Oğlu konuşmak istemiyordu. Dışarı çıkardı, sıkıştırdı. Başını kaldırıp yüzüne bakamıyordu. Sonunda hocasının kendisine tecavüz ettiğini, korkudan ses çıkaramadığını, ölmek istediğini anlattı. Anne yurt müdürüne koştu. H.K.’nin yaptıklarını anlattı, nerede olduğunu sordu. H.K., Diyarbakır ’da toplantıdaydı. Annesi, yurt müdürünün “Aramızda anlaşalım” teklifini reddetti. Oğlunun elinden tutup cumhuriyet savcılığına gitti. Ardından da Devlet Hastanesi’ne. 

KÂBUSU TEKRAR ANLATTI 
Muayene eden doktor, oğlunun tecavüze uğradığını teşhis edip rapor düzenledi. Bunun üzerine tutuklanan H.K., Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Nitelikli cinsel istismar ve darp suçundan” yargılanıyor. İkincisi 20 Haziran’da yapılan duruşma, 11 Temmuz’a ertelendi. A., soruşturma sırasında da duruşmalarda da başından geçenleri tüm detaylarıyla anlatmak zorunda kaldı. 

BAŞKA ÇOCUKLAR DA VAR 
Beş ay boyunca yurttaki Kuran hocasının tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki A. 13 Mart 2013’te Midyat Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ifadesinde yurtta başka çocukların da tecavüze uğradığını duyduğunu söyledi. 

Yurtta kalan çocuklar muayene edilmedi. İsmini verdiği çocuklar, Savcılık’ta A.’yı doğrulayan ifadeler verdi. 
Yurt boşaltılmadığı için çocuklar kalmaya devam etti. 
İkinci ifadelerini, birincinin tersine hocaları H.K. lehine verdiler. 
Hocanın porno film seyrettirdiği bilgisayar ve telefonuna el konulup incelenmedi. 
Spermdeki DNA incelemesi için H.K.’nin çarşaf ve nevresimleri alınmadı. 
Mağdur çocuğun ifadesi sırasında pedagog ve sosyal hizmetler uzmanı bulunmadı. 
Mahkeme, mağdur ve tanıklar için sadece bir sosyologu bilirkişi olarak görevlendirdi. 
Yaşadıklarını mahkeme salonunda bütün ayrıntılarıyla herkesin içinde anlatmak zorunda kaldı. 
Ağır travma yaşayan A. ve ailesine psikolojik destek verilmedi. 
Yönetici vasfındaki kişinin tecavüz cezası daha ağır oluyor. Yurt yönetimi, yönetici ve hoca H.K.’nin “Nitelikli cinsel istismar” iddiasıyla ceza almaması için “kaloriferci” yaptı. H.K., resmi evrakta yurdun kalorifercisi görünüyor.

Radikal'den

19 Şubat 2012

Yargıtay Kararı "Tecavüzden Beter"


Bartın'da 2 kişinin tecavüzüne uğrayan küçük kız çocuğu için Adli Tıp, "Ruh sağlığı bozulmuştur" raporu verince sanıklara verilen ceza artırıldı. Ancak Yargıtay, "Hangisinin ruh sağlığını bozduğu belirtilmeli" diyerek mahkeme kararını bozdu.

Bartın'da küçük bir kız çocuğuna tecavüz eden iki kişi hakkında dava açıldı.

Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tecavüze uğrayan mağdure kız için Adli Tıp raporu alındı. 

Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporda mağdure kız için "Ruh sağlığı bozulmuştur" tespiti yer aldı. Mahkeme de bu nedenle sanıklara verilen cezayı artırdı. Karar Yargıtay'a temyize gitti. 

Vatan gazetesinin haberine göre, temyiz incelemesini yapan 14. Ceza Dairesi, öncelikle olay tarihinde nüfus kaydına göre 18 yaşından küçük olan mağdurenin 19 yaşlarında göründüğüne ilişkin bir sanığın beyanı nazara alınarak, doğum kayıtlarının istenmesi, resmi bir sağlık kurumunda doğmamış ise de yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilip sağlık kurulundan rapor alınması gerektiği belirtildi.

Fiili değil, faili merak etti

Kararda ikinci bozma gerekçesi ise şöyle belirtildi:

"Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 28.05.2010 tarihli raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de rapordan ruh sağlığının her iki sanığın eylemlerinden mi, yoksa hangi sanığın eyleminden dolayı bozulduğu anlaşılamadığından, bu hususta ek mütalaa alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, kanuna aykırı görülmüş olduğundan, kararın bozulmasına oybirliği ile karar verildi." 

Cezada indirim yapılacak

Türk Ceza Kanunu'na göre 15 - 18 yaş arasındaki çocuklara tecavüz edilmesi suçuna 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası veriliyor. 

Suçun sonunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde sanığa verilecek ceza 15 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası olarak düzenleniyor. Yargıtay'ın bu kararına göre, dava Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülecek.

Mahkemenin Yargıtay kararına uyması durumunda Adli Tıp Kurumu'ndan, mağdure kızın ruh sağlığının tecavüzcülerden ikisinin fiillerinden mi yoksa sadece birinin fiilinden mi meydana geldiği araştırılacak. 

Raporun değişmesi halinde 15-24 yıl arası hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklardan biri için cezanın 8 yıla kadar düşmesi ihtimali doğacak. 



CNNTurk'ten