5 Temmuz 2013

Küçük Kıza Tecavüz Eden Zanlıya 10 Yıl Hapis Cezası

Güncelleme : 03 Temmuz 2013 16:43
Alanya ilçesinde, 2010 yılında 12 yaşındaki kız çocuğuna tehdit yoluyla defalarca zorla tecavüz eden ve bu nedenle tutuklu bulunan zanlı, karar duruşmasında 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Karar duruşması, Alanya Adliyesi 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu olarak yargılanmasına devam edilen zanlı F.Ç.(19) ve olay tarihinde 12'sinde olan 14 yaşındaki mağdur kız çocuğu B.T., ailesi ve avukatı Metin Küçük duruşmada hazır bulundu. Mahkeme sonunda zanlı F.Ç., "Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, basit tehdit, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Zanlı F.Ç., mahkeme sonrası, jandarma nezaretinde tutuklu bulunduğu Alanya L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.
Olay, 2010 yılında Alanya'da meydana geldi. F.Ç. adlı zanlı cep telefonu mesajlarıyla arkadaşlık kurduğu B.T.(12) ile defalarca ilişkiye girdi. B.T.'nin bir süre sonra ayrılmak istediğini söylemesi üzerine F.Ç. cep telefonuyla çektiği B.T.'nin fotoğraflarını tehdit unsuru olarak kullanıp küçük kıza tecavüz etmeyi sürdürdü. B.T.'nin durumu ailesine bildirmesi üzerine harekete geçen polis, zanlı F.Ç'yi yakaladı. F.Ç, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İhlas Haber Ajansı

4 Temmuz 2013

Hem uyuşturucu hem tecavüz

Bursa'da AVM'nin 5. katında düşen 15 yaşındaki Kübra Oral'ın ölümünün altından dehşet çıktı.



Hem uyuşturucu hem tecavüz
Gemlik’te bir alışveriş merkezinin 5’inci katındaki kafeteryadan düşerek ölen 15 yaşındaki Kübra Oral’ın kendisine uyuşturucu hap veren iki şahsın tecüvüzüne uğradığı ortaya çıktı. Genç kızın hamile olduğu belirlendi.

Bursa’nın Gemlik ilçesinde oturan 15 yaşındaki Kübra Oral, Ahmet Dural Meydanı’nda bulunan bir alışveriş merkezinin 5. katında yer alan teras bölümündeki kafeteryadan düştü. Geçen pazartesi meydana gelen olayın ardından çevredekiler 112 Acil Servis’i aradı. Vatan'ın haberine göre, olay yerine gelen sağlık ekibini ilk müdahalesinin ardından Kübra Oral, ambulansla kaldırıldığı Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Genç kızın cenazesi dün Gemlik’te düzenlenen tören ardından toprağa verildi.

İki şüpheli tutuklandı

Kübra Oral’ın düşmeden önce bir kişiden uyuşturucu hap aldığı ve bu kişinin cinsel istismarına uğradığı iddiaları üzerine polis operasyon yaptı. Genç kıza uyuşturucu hapı verdiği öne sürülen 20 yaşındaki Ali S. gözaltına alındı. Ali S.nin ifadesi üzerine arkadaşı 21 yaşındaki Ozan Ç. de savcının talimatı ile yakalanıp adliyeye getirildi. Burada nöbetçi savcının ifadelerini aldığı 2 şüpheli sevk edildikleri nöbetçi mahkeme tarafından ‘Uyuşturucu hap kullandırtmak’ ve ’Küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismar’ suçlarından tutuklandı.

Öte yandan Kübra Oral’ın yapılan otopsisinde 2 aylık hamile olduğu belirlendi. Kübra Oral’ın, kendisini boşluğa bırakmadan önce kullandığı öne sürülen hapları ilçede satan bazı kişilere yönelik de operasyon başlatıldı.


manşet tv'den

Tacizin Cezası Yok!





Geçen gün Abbasağa Parkı’nda Bingöl’deki tecavüz davasıyla ilgili olarak kadın arkadaşlarla buluşup davayla ilgili olarak yapabileceklerimizi konuştuk. Devlet, tecavüzcüleri daha önceki pek çok örnekte olduğu gibi serbest bırakmıştı… sonra on dört yaşındaki bir çocuğun Mardin-Şırnak hattındaki yurdun ilmihal öğretmeni tarafından tecavüze uğradığı haberi. Takvim gazetesinin “nakavt” başlığıyla verdiği kadına şiddet haberi, gezi direnişinde gözaltına alınan kadın arkadaşlarımızın çırılçıplak soyulması vs.
Haber değeri! taşıyan bu haberlerin arkasında biz kadınların her gün yaşadığı görünmeyen tacizler var. Bunların birçoğuna artık biz bile sesimizi çıkarmıyoruz. Kanıksadık. Laf atmalar bu gruba giriyor mesela. Yürüyüp geçiyoruz. Günü on iki saat yaşıyoruz. Geceler bize yasak. Kıyafetlerimize oto sansür uyguluyoruz. Kadınlar bir araya geldiğimizde birbirimize anlatacağımız onlarca taciz hikayemiz var.
1 Temmuz Pazartesi günü benim de başıma böyle bir olay geldi. Bunu kamuoyuyla paylaşma nedenim, cinsel tacizle karşılaştığım ve şikayetçi olduğum bu süreçte yaşadıklarımın bir örnek oluşturması ve bu sürecin sorgulanmasıdır. Çünkü tacizin anladığım kadarıyla cezası yok. Susmadım. Ve her ne olursa olsun susan arkadaşlarımın sesi olmaya devam edeceğim, edeceğiz.
Bahariye’de her zaman gittiğim binaya o gün benimle birlikte bir adam da girdi. Elindeki poşet nedeniyle kendisinin bir büfeden vs yemek servisi yaptığını düşündüğüm adam üçüncü katta karanlıktan istifade ederek beni elle taciz etti, çığlıklarım ve peşinden koşma girişimim sayesinde yakalandı. Polisi çağırdım. Gezi süresince bir kez daha gördüğüm polis şiddeti güven duygumuzu öylesine zedelemiş ki gelen polisin tacizciye attığı tokat sanki benim yüzümde patladı. Ben adalet istiyordum. Bana yaptığının bedelini ödesin istiyordum ama şiddetle değil. Kapalı kapılar ardında dövülmesi ihtimali beni de incitiyordu. Polisi dövmemesi yönünde uyardım ve karakola gittik.
Tutanak tutulurken olayı ayrıntılarıyla anlatmam istendi. Beni elle taciz ettiğini söyledim ama “eli sadece değdi mi yoksa sıktı mı ? sorusu geldi. Tacizle yanlışlıkla dokunmayı birbirinden ayırabileceğimi söyledim. Özür dileriz ama bu soruları sormak zorundayız dediler ve tacizden emin olup olmadığımı sordular. Memurlardan biri yazılı tutanak tutulurken “sabıkası yok. Belli ki şeytana uymuş bir seferlik” dedi. Bir arkadaşımın yönlendirdiği avukat arkadaşlar eşliğinde tutanak tutuldu. Şikayetçi olduğum şahıs da avukat talebinde bulunduğu için işlemin uzayabileceği gerekçesiyle bizi gönderdiler. Süreç devam ediyor ancak muhtemelen savcılığın delil yetersizliğinden şahsı serbest bırakmasıyla sonuçlanacak.
Tacizin cezası yok! Peki biz kadınlar bu durumda ne yapacağız? Ben bu şahsın siciline bu suçun işlenmiş olmasını sağlayarak başka kadınlara ve belki çocuklara zarar verme ihtimalini düşürdüğüme inanıyorum. Olayın yetkili mercilerde! bile yeterince ciddiye alınmadığını hissetmek son derece direnç kırıcı. Ama tecavüzlere, tacizlere sessiz kalmayarak kendi payımıza düşeni yapmaya devam edeceğiz. Biliyorum.

Mehtap Meral 

Korucu tecavüzüne uğrayan genç kadının şüpheli ölümü


2013-07-03 12:56:03
Yazdir
Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Hanlar köyünde yaşanan olayda, sevdiği gence kaçan ve nişan yapan 19 yaşındaki N.F. adlı genç kadın, önceki gün baba evinde pompalı tüfekle vurulmuş halde bulundu. Genç kadının cesedi otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Alınan bilgilere göre, Hanlar köyünde yaşayan Nurcan Fidan, severek V.İ adlı kişiyle kaçarak nişanlandı. Fidan ailesinin barışmak için başlık parası istemesi üzerine, İdil'de bulunan Korucubaşı "Osman Hacico'nun oğlu Kerim devreye girerek tarafları barıştırabileceklerini söyledi. Genç kadını barıştırmak için beraberinde götüren korucudan bir süre haber alınamayınca, genç kadın telefonla yengesini arayarak kendisini kurtarmalarını istedi. Genç kadın ailesinin de devreye girmesiyle Anıtlar Jandarma Karakolu'na teslim edildi. Genç kadın burada korucular tarafından tecavüze uğradığını yengesine söyledikten sonra ailesiyle birlikte evine gönderildi.
Tecavüze uğrayan Nurcan Fidan, önceki gün pompalı tüfekle karnından vurulmuş halde bulundu. Hastaneye kaldırılmak istenen genç kadın yaşamını yitirirken cesedi otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Yaşanan olaya ilişkin Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tecavüz ve intihar olayı ile ilgili olarak soruşturma başlattı.

besta nuçe'den

DNA sonucuna rağmen tutuklanmadı


Etkin Haber Ajansı / 03 Temmuz 2013 Çarşamba, 19:10
Denizli'de 15 yaşındaki H.İ'ye tecavüz eden Ahmet Çınar hakkında ikinci duruşmada da tutuklama kararı verilmedi. Mahkeme, yeterli delil olmadığını iddia ederken, H.İ'nin pantolonunda Çınar'a ait doku örneği bulundu.
 Tecavüz sanığı değil mağdur çocuk sorgulandı 3
Haber Fotoları: 1
DENİZLİ- 15 yaşındaki H.İ'ye yönelik tecavüz davasının ikinci duruşması Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya mağdur H.İ'nin babası Ahmet İ, avukatı Sezin Uçar ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın avukatı Tolga Erkan ve sanık avukatı katıldı. Tutuksuz yargılanan Ahmet Çınar ise duruşmaya gelmedi.
Mahkeme heyeti, Ankara kriminal laboratuvarından gelen DNA sonuçlarını açıkladı. Buna göre, olay günü H.İ'nin üzerinde bulunan pantolonda Çınar'a ait doku örnekleri bulundu. Ahmet Çınar, H.İ. ile herhangi bir birliktelikliği olmadığını iddia etmişti.
Duruşmada sanığın H.İ'ye yönelik tehditlerine tanık olan bir polis memuru da dinlendi. H.İ, şikayet için gittiği karakolda Ahmet Çınar'dan tesadüfen telefon gelmiş, yanındaki polisler de sesin dışarı verilmesini istemişti. Çınar, telefonda H.İ'yi "Ben sana ne yapacağımı biliyorum" diyerek tehdit etmiş ve anne ve babası aleyhinde konuşmuştu. Konuşmaya tanık olan iki polis memuru, tehditle ilgili tutanak tutmuştu. Mahkemenin bir önceki duruşmada polislerin dinlenmesi kararının ardından, tanık polislerden Ömür Solmaz duruşmada olayı anlattı.

SAVCI, SANIK AVUKATI YERİNE GEÇTİ

Duruşmada savcının tutumu dikkat çekti. H.İ'nin avukatının her konuşmasından sonra söz alan savcı, ayrıca yüzlerce kadının mahkemenin tutuklama kararı vermemesini protesto ederek, davanın takipçisi olacağını belirttiği protesto faksının dosyadan çıkarılmasını istedi. Savcı, bu talebini uzun uzun gerekçelendirirken, kadın-erkek eşitliği olduğunu ve cinsiyet ayrımcılığı yapılamayacağını savundu. Protesto faksında AKP Hükümeti döneminde kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığı ifadesini hatırlatan savcı, "Bu hususun doğruluğu yani neden ve nasıl arttığı, oranının ne olduğu sosyologları, psikologları ve istatistikçileri ilgilendirmektedir. Varsa böyle bir artış, önlemek de idarenin görevidir. Bu husus yargıyı ilgilendirmez" dedi. Savcı, kadınların sanık Çınar'ın elini kolunu sallayarak sokakta dolaşmasının kadınlar için tehdit oluşturduğu ifadesine de şöyle yanıt verdi: "Sanığın tahliye edilmesinden bu yana dava dosyamıza yansımış bu şekilde cinsel saldırı ile ilgili herhangi bir vakasına rastlanmamıştır. Yani önleme için tutuklama söz konusu olamayacaktır." Savcı, ayrıca aslolanın tutuksuz yargılama olduğunu ekledi.
Savcının ardından söz alan Av. Sezin Uçar, savcının dosyaya gelen belgelere ilişkin beyanda bulunmazken, protesto faksına 3 sayfalık mütalaada bulunduğuna dikkat çekti. Sanığın tutuklanması talebini yineleyen Uçar, "Dosyada deliller bakımından kuvvetli suç şüphesi açıktır. Geçen celsede tanıklar dinlendi, mağdura ilişkin jinokolojik bulgular var, mesaj içerikleri, sanığın daha önceki sabıkası değerlendirildiğinde bu suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe aşikardır" dedi. Uçar, Kadıköy Yoğurtçu Parkı'nda H.İ. için binlerce kişinin katılımıyla yapılan eylemi de hatırlatarak, mahkemenin hukuki ve vicdani bir karar vermesini istedi.
Duruşmanın sonunda ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Çınar'ın tutuksuz yargılanmasının devamına karar verdi. Heyetin kadın üyesi Çınar'ın tutuklanması gerektiğini belirterek karara şerh düştü. Savcının, protesto fakslarının dosyadan çıkarılması talebini reddeden mahkeme, H.İ'nin daha önce alınan ifadesinin görüntülü kaydedilmemesi nedeniyle, tekrar görüntülü olarak ifadesinin alınmasına karar verdi. Duruşma 24 Ekim'e ertelendi.
etha.com.tr'den

Üvey kızına tecavüz eden babaya 30 yıl hapis

04 Temmuz 2013 Perşembe 15:45

AYDIN’ın Söke İlçesi’nde karın ağrısı şikayetiyle götürüldüğü hastanede hamile olduğu anlaşılan ve bir erkek çocuğu dünyaya getiren E.Z.’ye tecavüz ettiği DNA testi ile belirlenen üvey baba 39 yaşındaki A.İ.Y., 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. E.Z.’nin yıllarca öz babası olarak bildiği A.İ.Y.’nin üvey babası olduğunu ise olay ortaya çıkınca öğrendiği belirtildi.


Üvey kızına tecavüz eden babaya 30 yıl hapis

Söke İlçesi’nde geçen yıl Kasım ayında ortaya çıkan olayda, 15 yaşındaki E.Z. karın ağrısı şikayetiyle annesi E.Z. tarafından hastaneye götürüldü. Yapılan muayenede, genç kızın 26 haftalık hamile olduğu belirlendi. Durumun polise bildirilmesi üzerine, E.Z., annesi E.Z.’ye nikahsız yaşadığı ve babası olarak bildiği biçer döver operatörü A.İ.Y.’nin uzun süredir tecavüzüne uğradığını anlattı. Gözaltına alınan ve suçlamaları kabul etmeyen A.İ.Y.’nin tutuklu olarak yargılanmasına karar verildi.

DNA TESTİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARTTI
Dava görülürken genç kız bir erkek çocuğu dünyaya getirdi ve bebek devlet korumasına alındı. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla E.Z.’nin dünyaya getirdiği erkek bebekle, A.İ.Y.’den kan örnekleri alındı. İncelemede, bebeğin babasının A.İ.Y. olduğu tespit edildi. 
Bu arada E.Z.’nin öz babasının öldüğü ve annesinin nikahsız yaşadığı A.İ.Y’nin üvey babası olduğunu olayın ortaya çıkmasıyla öğrendiği ifade edildi.
ÜST SINIRDAN CEZA VERİLDİ
Söke 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşma geçen 12 Haziran’da görüldü. Tutuklu yargılanan A.İ.Y. 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Zanlının mahkemedeki tavırları ve pişmanlık göstermemesi nedeniyle de verilen hapis cezasında indirime gidilmedi.
DHA

‘İnsanlık suçu yargılanmalı’



Bingöl Dernekler Federasyonu (BİNDEF), Bingöl Dernekleri Federasyonu (BİNDER FED), Karakoçan Dernekleri Federasyonu (PeriSuyuKoruma Platformu), Kiğı- Karakoçan – Adaklı – Yayladere – Yedisi Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği (KAYYDER) ve birçok derneğin bir araya gelerek yaptığı açıklamada, Bingöl’de 14 yaşındaki E.A’ya tecavüz edenlerin tutuklanması talebinde bulunuldu. Açıklamada, kadına bir meta olarak değer biçildiği ve ‘Erkeğin vurduğu, Devletin koruduğu’ zihniyetin ortadan kaldırılması gerektiği belirtildi. Açıklamanın devamında ise “Dünyada ve ülkemizin neresinde olursa olsun, kadına uygulanan şiddetin son bulması için başta hükümet ve Adalet Bakanlığı’na sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz. Böylelikle hem bölgede devlete karşı olan güvensizliğin bir nebze de olsa giderilmesine hem de toplumsal sürece samimi bir katkıda bulunulacağı kanısındayız. Herkes için adalet diyoruz ve herkesi duyarlı olmaya ve sorumlular yargılanıncaya kadar olayı takip etmeye çağırıyoruz” denildi. (İstanbul/EVRENSEL)
Güncelleme tarihi: 2013-07-04 13:28

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

’Abla arkanda böcek var’ diyip tecavüz etti

ZONGULDAK'ta oturan 19 yaşındaki A.S., apartman girişinde, "Abla arkanda böcek var" diyerek yaklaştığı 24 yaşındaki B.Ö.'ye, boğazına bıçak dayayarak cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla hakim karşısına çıktı.

10 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanan A.S., suçlamayı kabul etmedi. 13 Ocak 2009'da meydana gelen olayda A.S., iddiaya göre bir akrabasının oturduğu apartmana giren B.Ö.'ye, "Abla arkanda böcek var" diyerek temizleme bahanesiyle yaklaştı. Genç kızın, "Evde bakarım, gerek yok" demesine rağmen ısrarını sürdüren A.S., elini B.Ö.'nün hırkasından içeri soktu. A.S., kaçmak isteyen kızı, boğazına bıçak dayayarak yere yatırıp vücudunu ellemeye başladı. B.Ö., bağırarak yardım isterken, sesi duyan apartman sakinlerinin gelmesiyle A.S. kaçtı.

Polisin çalışmasıyla yakalanan A.S., nöbetçi mahkemece tutuklandı. A.S. hakkında, 'Cinsel saldırı' suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Mahkeme, yetkisizlik kararıyla dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderirken, A.S., avukanın itirazı ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tutuksuz sanık A.S., 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada ilk kez hakim karşısına çıktı. B.Ö.'nün katılmadığı duruşmada kendisini savunan A.S., olay tarihinde yaşının küçük olduğunu ve yaşananları hatırlamadığını ileri sürerek, suçlamayı kabul etmedi. Duruşma, B.Ö.'nün dinlenmesi için ertelendi.

Erkek çocuğuna günlerce tecavüz!

     

02 Temmuz 2013 SalıNesrin YILMAZ
Bundan 5 gün önce Mardin'den yüzümüze bulaşan utanç karası tüm ülkenin yüzüne kara lekeler bıraktı ama başkalarının yüzündeki ayıpları araştırmaktan bunu görmeye vaktimiz olmadı!
Mehter marşı çalınmıyor diye içerlenen büyükler...
Pankartlarda küfür vardı diye yeri göğü gaza boğduran efendiler...
Hala görüntüsü yok ama ben bir kadının böyle bir şeyi uydurabileceğine inanmam, o başörtülü kadının başına gelenleri anlata anlata bitiremeyenler...
Camide içki içildi diyenler...
Camide bir erkek kız arkadaşını alnından öptü diye kıyamet koparanlar!
Mardin'de bir ilmihal öğretmeni (H.K.) 14 yaşındaki erkek çocuğuna (A.) defalarca tecavüz ederek, onu oturamayacak hale getirdi!
Niçin sesiniz çıkmıyor, niçin bu olayı "büyütmüyorsunuz"?

Yeterince büyük çünkü değil mi, vicdanlarınızı, merhametinizi, insanlığınızı yok edecek kadar büyük! 
Cami'ye zarar verildi derken bu adamların dine ne kadar zarar verdiğini hesaplayabilir misin diye bütün bu örnekler!

Ve üstelik çocuğun tecavüze uğradığı raporla kanıtlandıktan sonra neler oldu biliyor musunuz!
Yurtta kalan çocuklar muayene edilmedi. İsmini verdiği çocuklar, Savcılık’ta A.’yı doğrulayan ifadeler verdi.
Yurt boşaltılmadığı için çocuklar kalmaya devam etti.
İkinci ifadelerini, birincinin tersine hocaları H.K. lehine verdiler.
Hocanın porno film seyrettirdiği bilgisayar ve telefonuna el konulup incelenmedi.
Spermdeki DNA incelemesi için H.K.’nin çarşaf ve nevresimleri alınmadı.
Mağdur çocuğun ifadesi sırasında pedagog ve sosyal hizmetler uzmanı bulunmadı.
Mahkeme, mağdur ve tanıklar için sadece bir sosyologu bilirkişi olarak görevlendirdi.
Yaşadıklarını mahkeme salonunda bütün ayrıntılarıyla herkesin içinde anlatmak zorunda kaldı.
Ağır travma yaşayan A. ve ailesine psikolojik destek verilmedi.
Yönetici vasfındaki kişinin tecavüz cezası daha ağır oluyor. Yurt yönetimi, yönetici ve hoca H.K.’nin “Nitelikli cinsel istismar” iddiasıyla ceza almaması için “kaloriferci” yaptı. H.K., resmi evrakta yurdun kalorifercisi görünüyor.
Tüm bunlardan sonra eğer utanma duygunuz varsa utanır, eğer utanma gibi bir duygunuz yoksa alkışlarsınız!
LGBTT eylemlerine destek verdi diye bazı milletvekillerine olmadık hakaretlerle yüklenen, o eylemlere katılan insanları aşağılayan, insanları cinsel kimliklerine göre yargılayan, bizim gibi düşünmeyenler ölsün diyenler utanırlar mı?
Bir eşcinsele hakları için destek vereni sen de eşcinselsin diye suçlayanlar, bu tecavüze sessiz kalırsanız tecavüzcü diyenler çıkarsa size şaşırır mısınız?
Sahi merak ediyorum, 14 yaşındaki bir çocuğa günlerce tecavüz ederek oturma güçlüğü çektiren bu adam için ne yazacaksınız!

Camideki bir tek bira kutusundan onlarca delil üreten sizler, bu olayda delillerin yok sayılması konusunda ne diyeceksiniz!

Bu utancı yapan kişi ilmihal hocası diye susacak mısınız!

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadına tecavüz etti

Erkekler haziranda 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu. Gezi direnişinden 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı
kadinayoneliksiddetraporuBianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Haziran’da 15 kadın öldürdü, 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 19 kadını yaraladı, 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü, ikisi kendilerini öldüren kocaları hakkında uzaklaştırma kararı çıkarttırmıştı. Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı.
2013’ün ilk altı ayında, erkekler 88 kadın öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 117 kadını yaraladı, 91 kadına cinsel tacizde bulundu.
Cinayet
Haziran’da 12 ilde 15 kadını öldürdü. İki kadın kocaları hakkında çıkarttırdıkları uzaklaştırma kararına rağmen öldürüldü. Bir kadının boşanmak istediği kocası, cinayetten önce savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.
Öldürülen 15 kadından 14’ünün katili kendi ailesindendi. Kadınların yüzde 74’ü kocaları tarafından öldürüldü. 11 kadını kocaları, birini babası, birini ağabeyi, birini eski sevgilisi öldürdü; birinin ise katili bulunamadı, polis kayıplara karışan kocasını arıyor. Cinayetlerin ardından üç erkek polise teslim oldu, üçü intihar etti.
Sekiz kadın ateşli silahlarla, beşi bıçakla, ikisi boğularak öldürüldü.
Haziran’da katillerin yaşı 23 ila 54; öldürülen kadınların yaşı 15 ila 54 arasında değişti.
Haziran’da kadın katli yaşanan şehirler Ağrı, Antep, Aydın, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Iğdır, İstanbul (2),  İzmir, Kocaeli, Konya (3) ve Uşak.
İstemediği evliliğe zorlanan 14 yaşındaki bir kız çocuğu ve kocasından şiddet gören 28 yaşında bir kadın intihar etti.
Tecavüz
Erkekler Haziran’da 12 ilde 16 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti. 16 tecavüz vakasından altısında iki veya daha çok fail vardı.
Kadınların yüzde 44’üne tanıdıkları erkekler tecavüz etti. Dokuz kadına tanımadıkları erkekler, dördüne arkadaşları, birine eski kocası, birine sevgilisi, birine işvereni tecavüz etti.
Yedi kadın sokakta, beşi evde, ikisi arabada, biri işyerinde, biri alıkonulduğu mekanda tecavüze uğradı.
Haziranda tecavüzcülerin yaşı 17 ila 39; tecavüze uğrayan kadın ve kız çocuklarının yaşı 12 ila 88 arasında değişti.
Tecavüz olaylarının yaşandığı iller Antalya, Balıkesir, Bandırma (2), Eskişehir, İstanbul (2), İzmir, Mersin, Nevşehir, Samsun (3), Sinop, Trabzon ve Zonguldak.
Şiddet-yaralama
Haziran’da erkekler 11 ilde 19 kadını yaraladı. Kadınlar yine en çok kocalarından şiddet gördü.
10 kadını kocaları, üçünü eski kocaları, birini arkadaşının kocası, ikisini babaları, birini eski sevgilisi, ikisini tanımadıkları erkekler yaraladı/darp etti.
Yedi kadın bıçakla, biri silahla yaralandı. 11 kadın darp edildi.
Haziran’da erkek şiddetinin yaşandığı iller Adana (3), Antalya (2), Denizli, Erzurum, İstanbul (2), Kayseri, Kocaeli (3), Konya (2), Maraş, Muş ve Urfa.
Taciz
Haziranda erkekler sekiz ilde 18 kadına cinsel tacizde bulundu.
Ankara ve İstanbul’da Gezi direnişine katılan 11 kadın polisin cinsel tacizine uğradı. Altı kadın tanımadıkları erkekler, biri ise öğretmeni tarafından taciz edildi.
Taciz olaylarından sekizi sokakta, sekizi karakolda, biri okulda, biri evde gerçekleşti.
Taciz vakalarının yaşandığı iller Ankara (4), Erzurum, İstanbul (8), İzmir, İzmit, Kars, Muğla ve Trabzon.
Bölgelere göre
Haziran’da 31 ilde 67 erkek şiddeti, cinayet, cinayete teşebbüs, taciz, cinsel şiddet, tecavüz ve yaralama vakası basına yansıdı. En çok şiddet yine Marmara Bölgesi’nde yaşandı.
67 erkek şiddeti vakasından 23’ü Marmara, 12’si İç Anadolu, sekizi Akdeniz, yedisi Ege, yedisi Karadeniz, yedisi Doğu Anadolu ve üçü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı.
Kaynak: Bianet